İhsan Oktay Anar’ın derin denizlerde kurduğu âlemde, o belirsiz, kımıltısız siluetin hem içinde hem dışında, olağanüstü bir hikâyede, hikâyeyiz...
Büyük bir yoksulluk, büyük bir çaresizlik içindeki insanın büyük korkuları, büyük kahrı, büyük kederi içinde kalıyorsunuz roman boyunca, yanınızda yumruğunuz…
Joel Andreas’ın imzasını taşıyan çalışma, Çin ekonomisinin ve siyasetinin son yetmiş yılda yaşadığı büyük dönüşümlere ışık tutuyor...
Bedri Rahmi’nin Karadut tablolarının ve meşhur Karadut şiirinin esin kaynağı Türkiye’nin ilk kadın heykeltıraşlarından Mari Gerekmezyan'ın hayat hikâyesi “Karadut” adıyla…
"İnsan ruhunun yükselen gizemli anlarını” okurken Viyana’nın ahengini yansıtan sokak müzisyenlerini dinliyor gibi bir duyguya kapılıyorsunuz...
Sürgüne gönderildiği köyde, yalnızlık üzerine düşünen politik bir mahkûmun sürgün öyküsü; hapishane...
Tayfun Pirselimoğlu Kadastrocu’da tuhaf bir rüzgârın -yoksa kaderin mi demeli?- önünde sürüklenen Cemal Kara’nın hikâyesini anlatıyor...
Kaygılı; dönemin meyhanelerini ve kişileri anlatıyor... Sıkıntılarını içkiyle hafifletmeye çalışanların hikâyelerini kendi ağızlarından dinliyoruz...
Son Hikâyeler tanıdık, özgün ve sofistike kadın karakterleri üzerinden insan hayatını ve geçen zamanı incelikle sorguluyor...