1984’ten bu yana, farklı platformlarda, kadın ve popüler kültür üzerine yaptığı işlerle tanınan Kezban Arca Batıbeki; Pandemi nedeniyle ertelenen “Senin Annen bir Melekti Yavrum!…” başlıklı kişisel sergisiyle sanatseverlerle buluştu. Annesinin sinema fotoğrafları ve dönemin popüler medyası fotoromanlardan yola çıkarak hazırladığı ve çeşitli sanat pratiklerini bir araya getirdiği sergi Merdiven Art Space’de açıldı.
Sanat pratiğinde nostalji öğelerinin belirginliğiyle de tanınan Kezban Arca Batıbeki, yeni sergisinde, Türk Sinema tarihinde önemli bir yeri olan Sinema ve Tiyatro oyuncusu annesi Nurhan Nur’la paylaştığı çocukluğunun izlerini; sinematografik sahneler, fotoromanlar, alt kültür, klişe, kitsch ve pop kavramları çerçevesinde gerçekleştirdiği sanatsal üretimleriyle izleyiciyle paylaşıyor.
Sanatçının çoğu yapıtında izleyici, tanıdık duyguların eşlik ettiği bir filmin fragmanı içinde geziniyor gibidir. Sanatçının kişisel hafızasından, ailesinden kalan fotoğraf, gazete sayfaları, obje gibi efemeralardan, kısacası yaşamından beslenen; yalnızlık, özlemler, hayaller ve hüznün melankolisi ile sarmalanan, ve bu kez salt “kadın”a değil, sosyal bir figür olan sanatçı Nurhan Nur’a yönelik içsel ve dışsal kuşatmayı ele alan son sergisi “Senin Annen Bir Melekti Yavrum!…”, Batıbeki’nin duygu yüklü andaçlara sahip üretimlerinden önemli bir örnek olacaktır.
Kezban Arca Batıbeki’nin tuval resimlerinden foto-kolajlarına, enstalasyonlarından kısa filmlerine kadar tüm sanat pratiğinde, sıradan görünen imgeler birer ikona dönüşür. Sanatçı, her ne kadar tüketim toplumu ve pop imgelerini kullansa da kendi resimsel/plastik anlayışı içinde bu imgeleri yeniden biçimlendirerek yapıtlarına geniş bir toplumsal bağlam kazandırır. Bu anlamda sıradan olanı ele alışı, estetik araştırmadan çok, sosyoloji /tarih ve toplumsal hafıza çizgisine yakınlaşır. Batıbeki, sanatsal söylemi ve çalışmalarının gerisindeki düşünsel ortamı, topladığı objeleri, efemeraları kullanarak kurgular. Sanatçının yapıtlarında yer bulan her bir nesne, sosyo-kültürel hafızanın ve bireysel deneyimlerin ortak donanımları olarak başkalaşır. Nihai olarak yapıt, rastlantısal öğelerin yeniden düzenlenmesi değil, nesneler ve deneyimler arasındaki kurucu bağıntıların ifadesidir. Çünkü, nesneler, izleyiciye bir semboller ve alegoriler sahnesi sunarken sanatçının hafızasını diri tutan büyük bir mizansen de oluşturur.”
Sanatçının annesi Nurhan Nur’un, gerçek film karelerine referans gönderen tıpkı kostümler ve pozlarla yapılan güncel çekimlerinin geçmiş/bugün arasında zihni ve bedeniyle yaptığı içsel yolculuk ve anne/kız arasında yaşanan duygusal metaforlar serginin hareket noktasını oluşturuyor. Sergide ayrıca Nur’un Türkiye’de bir dönem Türk Sinemasının yerini alan Fotoromanlara yaptığı çekimlerden seçilmiş örnekleri kullandığı resimler, mekan yerleştirmesi ve Video yerleştirmeleri gibi farklı işler, iki farklı jenerasyonun; fotoğraf, video, enstalasyonlar ve yeni teknoloji üzerinden kendi dönemlerine bakışlarını irdeliyor.
Yazar, şair ve fotoğrafçı Merih Akoğul serginin küratörü ve metin yazarı.
Sergiye özel Fanzin üreten Görsel Sanatçı Deniz Beşer’in, 150 Edisyonla sınırlı, el yapımı Fanzin’ini, içinde bulunduğumuz dijital dünyaya naif bir dokunuşla göz kırpıyor.
Sergi; 21 Kasım’a kadar MERDİVEN ART SPACE de Pazar ve Pazartesi günleri hariç 11-18.00 saatleri arasında izlenebilir.
Türkiye'deki güncel fotoğraf ve mercek tabanlı sanata dair tematik bir anlatı sunmayı amaçlayan "Panorama: Hayaller…
Berlin'de Türk gecesi! Berlin Film Festivali’nde İlker Çatak’ın ‘Sarı Zarflar’ filmi, ‘Altın Ayı’ ödülünü kazandı.…
Doğa, keşif ve sadeliğin yanı sıra deneyime de önem verenlerin Karadeniz'de yeni rotası Loidevilla, bir…
Melik Kuru’nun yazıp yönettiği "İsimsiz Eserler Mezarlığı", Tallinn Black Nights Film Festivali’ndeki dünya prömiyerinin ardından…
Emin Alper'in son filmi ‘Kurtuluş’, dünya prömiyerini 76. Berlin Film Festivali’nin Ana Yarışma bölümünde gerçekleştirdi.…
İlk kez düzenlenen "Sanat Tarihi Derneği Ödülleri 2025" sahiplerini buldu. Sanat tarihi ve temas hâlindeki…