Emre Yetkin, Burcu Biricik, Burçe Saraçoğlu
İsmini mitolojik bir hikayeden; Yıldırım Tanrısı Zeus ve Bereket Tanrısı Demether’in kızları Persephone’den alan sergi, 12 sanatçının kendilerine ait canlanma serüvenine tanıklık ediyor.
Burçe Saraçoğlu’nun küratörlüğünde; toparlanmaya, yeniden birleşmeye ve de tekrar üretmeye öykünen sergide; Emre Yetkin, İsmet Doğan, Halil Petük, Kübra Ayyıldız, Kübra Boy, Oğuz Yeşilay, Öner Başkan, Özge Günaydın, Pelin Alptekin, Sesil Beatris Kalaycıyan, Zeynep Yazıcı, Yunus Çermik’in doğadan ve mitolojiden ilham alan çalışmaları yer alıyor.
İstanbul Nişantaşı’nda yeni bir deneyim merkezi olan Ng House of Senses’te düzenlenen sergi, sanatseverlerden yoğun ilgi gördü.
Arkamızda bahar, içeride baharın kızı Persephone! Bu nefes aldıran balkon, yeni bir deneyim merkezi olan NG House of Senses’e ait. Merkez birbirinden farklı üretimleri tek bir noktada sergilemekten büyük keyif alıyor. Mesela, meraklısı ikonik tasarımları ile ünlü bir markanın yeni modellerini incelerken, aynı zamanda da dönemsel bir sergiyi gezebiliyor. İşte bu yeni deneyimin ilk sergisinin adıydı; Persephone. Küratör Burçe Saraçoğlu, 12 sanatçının doğadan ve mitolojiden ilham alan çalışmalarını bir araya getirerek bir anlamda bahara, -şu günlerde en çok ihtiyaç duyduğum- toparlanmaya ve de yeniden üretmeye selam gönderiyor.
KÜRŞAT OKUTMUŞ
Antik Yunan’da insanlar, ölümden sonraki hayatlarında mutluluk veya acıları için Hades’e yalvardığı kadar Persephone’ye de yalvarır. Orfizm inancına göre Persephone, ölümden sonraki ruhların yargıcı olduğu kadar yaşayan insanların da yargıcıdır. Yeraltı dünyasının kraliçesi, baharın masum kızından daha çok saygı gören bir varlıktır.
Ne de olsa Homer İlahisinde Hades ona söz vermiştir.
“Burada yaşayan ve hareket eden her şeyin kraliçesi olacaksın.” (Homeros)
Persephone yaşam ve ölüm döngüsünün yeni simgesi haline gelir. Baharla birlikte yaşam da yükselir ve alçalır. Yaşam ve ölüm artık birbirinden ayrı varlıklar değildir; ikisi iç içe geçmiş, hem yeryüzünde hem yer altında beraber var olmaktadırlar. Yaşamın içinde ölüm, ölümün içinde yaşam vardır. Homer’in ilahisinde anlatıldığına göre Persephone ile birlikte ölüm, artık Hades’in yalnız hükümdarlığındaki kadar korkunç değildir.
Deneyim merkezi NG House of Senses; sanatı tasarımsal ürünler ile de deneyimleme imkanı sunuyor.
Onlardan biri, ikonik tasarımlara imza atan Bang and Olufsen. Tasarım kökleri İskandinav minimalizmine dayanan markanın ürünleri, NG House of Senses’de kullanıcı ile buluşuyor.
Merkez birbirinden farklı ürünleri tek bir noktada sergileme imkanı sunarken, aynı zamanda da sanatın konuşulduğu bir mekan haline geliyor.
Misafirlerini randevu ile ağırlayan NG House of Senses; sıra dışı bir alanda markalar ile tanışma imkanı sağlıyor.
Ng House of Senses
Nişantaşı: 0 212 240 81 13
Harbiye Mahallesi, Abdi İpekçi Caddesi No:31 Kat:4 Nişantaşı/ İstanbul
Kübra Boy
Türkiye'deki güncel fotoğraf ve mercek tabanlı sanata dair tematik bir anlatı sunmayı amaçlayan "Panorama: Hayaller…
Berlin'de Türk gecesi! Berlin Film Festivali’nde İlker Çatak’ın ‘Sarı Zarflar’ filmi, ‘Altın Ayı’ ödülünü kazandı.…
Doğa, keşif ve sadeliğin yanı sıra deneyime de önem verenlerin Karadeniz'de yeni rotası Loidevilla, bir…
Melik Kuru’nun yazıp yönettiği "İsimsiz Eserler Mezarlığı", Tallinn Black Nights Film Festivali’ndeki dünya prömiyerinin ardından…
Emin Alper'in son filmi ‘Kurtuluş’, dünya prömiyerini 76. Berlin Film Festivali’nin Ana Yarışma bölümünde gerçekleştirdi.…
İlk kez düzenlenen "Sanat Tarihi Derneği Ödülleri 2025" sahiplerini buldu. Sanat tarihi ve temas hâlindeki…