Categories: İyi İşler

“Eşekli Dostoyevski” Köy Enstitüsü ruhuyla yollarda

“Eşekli Dostoyevski” olarak tanınan yazar Ersin Bilge, eşeği ile köy okullarını ziyaret ederek çocukları dünya klasikleri ve kırtasiyeyle buluşturmaya devam ediyor.

Çocukluk yıllarında eğitim gördüğü köy okulunda kitap ve kırtasiyeden mahrum kalan Bilge, o günlerin acısını çıkarırcasına, şimdiden kişisel çabalarıyla şimdiden binlerce çocuğa ulaştı bile…

Yaptığı gönüllü çalışma ile Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Erzincan, Trabzon, Artvin, Erzurum, Konya ve Ardahan başta olmak üzere yüzlerce köy okuluna ulaşan Bilge, çocukların “Bilge Amca”sı oldu.

“Eşeğim de, ben de bu yolda çok mutluyuz”

“Eşekle Gelen Dostoyevski” kitabı Avrupa Yazarlar Birliği tarafından ödüle layık görülen Ersin Bilge, projesini şu sözlerle anlattı:

Erzincan’ın Çayırlı ilçesi Yukarıkartallı köyünde kısıtlı imkânlarla büyüdüm. Dağlarla çevrili, patika yolları olan bir köyde yaşadım. Köyden araç geçtiğini hiç görmedim, yalnızca kağnı kağnı arabalarını bilirdim. Hep kitapların, kalemin, defterin hayalini kurdum ama kimse benim hayalime dokunamadı.

Yıllar sonra o köyden çıkıp eğitimimi tamamlayarak Almanya’ya yerleştim. Ancak aklım hep buradaydı. Hayalim kendi ülkemde benim gibi zor şartlarda yetişen çocuklara yardımcı olabilmekti. Hayalimi gerçekleştirdim ve ailem ile çevremin de desteğiyle şimdiye kadar yaklaşık 14 bin öğrenciye kitap-kırtasiye malzemesi ulaştırdım. Yurtdışından dostlarımızın da yardımlarıyla 100 üniversite öğrencimize burs imkânı sağladım. Anne veya babasını kaybetmiş kız çocuklarının eğitimlerine destekte bulundum.

Köy Enstitüsü ruhuna sadık kalan bir insanım. Bedenen Avrupa’da olsam da ruhum, aklım ve fikrim Türkiye’deki köy okullarında. Şu ana kadar dokunduğumuz çocuklardan hukukçu, savcı, doktor, bilim insanları çıkarsa, hele bir de yarın bir gün Nobel alan olursa dünyanın en mutlu insanı ben olurum. Hayallerimle yola çıkarak, bana bu yolda eşlik eden eşeğimle birlikte bilime, eğitime, insanlığa hizmet ederek binlerce öğrencimize ulaştık. Eşeğim de ben de bu yolda çok mutluyuz.

phoebus.

Recent Posts

Güncel Fotoğrafa Panoramik Bir Bakış

Türkiye'deki güncel fotoğraf ve mercek tabanlı sanata dair tematik bir anlatı sunmayı amaçlayan "Panorama: Hayaller…

3 ay ago

Berlin’de Sahne Bizim Hikayelerin

Berlin'de Türk gecesi! Berlin Film Festivali’nde İlker Çatak’ın ‘Sarı Zarflar’ filmi, ‘Altın Ayı’ ödülünü kazandı.…

3 ay ago

Zamansız bir Karadeniz anlatısı: Loidevilla

Doğa, keşif ve sadeliğin yanı sıra deneyime de önem verenlerin Karadeniz'de yeni rotası Loidevilla, bir…

3 ay ago

‘İsimsiz Eserler Mezarlığı’ Slamdance’te yarışacak

Melik Kuru’nun yazıp yönettiği "İsimsiz Eserler Mezarlığı", Tallinn Black Nights Film Festivali’ndeki dünya prömiyerinin ardından…

3 ay ago

‘Kurtuluş’ dünya prömiyerini Berlinale’de yaptı

Emin Alper'in son filmi ‘Kurtuluş’, dünya prömiyerini 76. Berlin Film Festivali’nin Ana Yarışma bölümünde gerçekleştirdi.…

3 ay ago

Sanat Tarihi Derneği’nden 11 Dalda Ödül

İlk kez düzenlenen "Sanat Tarihi Derneği Ödülleri 2025" sahiplerini buldu. Sanat tarihi ve temas hâlindeki…

3 ay ago