‘Manguel’in Türkiye Yolculuğu: Tanpınar’ın İzinde’ belgeselinin çekimleri de kendi içinde hikayeler içeriyor. Öyle ki, çekimler 2013 yılında başladı. Araya Gezi olayları girdi. Ve en acısı o süreçte yönetmen Didem Şahin hayatını kaybedince, proje durdu. Daha sonra Şahin’in bıraktığı mirası Melik Külekci devraldı ve proje tamamlandı.
Ve en nihayetinde Alberto Manguel’in Erzurum, Konya, Ankara, Bursa ve İstanbul’u içeren “Tanpınar’ın İzinde Türkiye Yolculuğu” belgeseli, Manguel’in de katılımıyla, Yapı Kredi Yayınları Beyoğlu Kitabevi’nde düzenlenen etkinlikte ilk kez izleyiciyle buluştu.



Belgeselde Manguel’in “Tanpınar’ın İzinde Beş Şehir” kitabını yazmak üzere ziyaret ettiği “Beş Şehir”e dair gözlemleri ve 2013 yılında Türkiye’ye davet edilme süreci yer alıyor.
Burada olmak harikalar diyarına gelmek gibi. Çocukken Alice Harikalar Diyarında kitabını duyarsınız ama harikalar diyarına hiç gitmemişsinizdir ve birdenbire, İstanbul’a ilk geldiğimde Alice Harikalar Diyarı’nı bildiğimi hissettim. Hiç görmediğim şeyleri tanıdım. İstanbul’a ve Türkiye’ye aşık olmuştum. Dedem sayesinde Türkiye’ye gelmiştim. Bu yüzden ailede her zaman Türkiye’nin bizim yerimiz olabileceği fikri vardı. Bu yüzden umarım bir sonraki hayatımda Türkiye’de doğarım.

Bu gezide kitaplarda okuduğumdan farklı olarak tamamen gözümle gördüğüm şehirleri not etmek durumundaydım. Ahmet Hamdi Tanpınar, harika bir yazar ve aslında benim yazdığım kitap, onun üzerine oluşturulmuş notlar şeklinde.


“Alberto Lizbon’da”
Manguel, söyleşinin ardından Yapı Kredi Yayınları Beyoğlu Kitabevi’nde okuyucuları için kitaplarını imzaladı. Ardından da İstanbul Modern’de sanatçı Ali Kazma’yla bir söyleşiye katıldı. Söyleşi, Kazma’nın Manguel’in kütüphanesinin Fransa’dan Portekiz’e taşınma sürecini ele alan “Alberto Lizbon’da” başlıklı üretimlerini içeren “Aklın Manzaraları” başlıklı sergisi kapsamında gerçekleşti.
