Hemen hemen her şeyin tedirginliği

Evliyagil Dolapdere, Volkan Diyaroğlu’nun uzun bir aradan sonra İstanbul’da gerçekleştirdiği ‘Hemen Hemen Her Şeyin Kuramı’ sergisine ev sahipliği yapıyor...

Evliyagil Dolapdere, Volkan Diyaroğlu’nun uzun bir aradan sonra İstanbul’da gerçekleştirdiği ‘Hemen Hemen Her Şeyin Kuramı’ sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi, Volkan Diyaroğlu’nun tuval, fotoğraf ve video gibi farklı medyumlarda ürettiği son dönem işleriyle beraber siyasetten kuantum fiziğine, kimlik meselesinden sanat üretimi kavramının kendisine kadar birçok alanda kurguladığı diyaloglara dayanıyor. Altı ciltlik üç dilde hazırlanan sanatçı kitabı da sergisiyle beraber ilk defa izleyiciyle buluşuyor.

Üretmeye başladığı 2000’li yılların başından beri Volkan Diyaroğlu, tuvali ve sonrasında da başka zeminleri, görme ihtimalleri ve ardından da siyasetten kuantum fiziğine veya kimliğin sorgulanmasından sanat üretimi kavramının kendisine kadar birçok alandaki meseleler üzerinde deneyler yaptığı birer test alanı olarak ele alıyor. İzleyicinin sergi rotasında ilerleyebilmek için yavaş yavaş çeşitli ipuçları keşfedeceği bir tür labirent gibi tasarlanan bu sergiye, sanatçı tarafından kusursuz bir biçimde organize edilmiş bir tedirginlik hissi eşlik ediyor. Şans da bu rotada büyük bir role sahip; ancak sanatçının bize matematikçi ve fizikçi Pierre-Simon Laplace ile benzer bir şekilde anımsattığı gibi, “Parçacıkları yöneten mekanizmalar tabiatları gereği rastlantısaldır. Bu rastlantısallığı yöneten yasaları keşfedebilir ve mümkün olan her olayın gerçekleşme ihtimallerini hesaplayabiliriz.” Bu, bilinen tüm fiziksel olayların birbirine bağlandığı ve tek bir teoriyle açıklanabileceği anlamına gelen ‘Her Şeyin Teorisi’dir ve Volkan Diyaroğlu bunu çevremizde gördüğümüz her şeye uyguluyor.

Sergi, 18 Temmuz’a kadar açık.

Volkan Diyaroğlu

Düşünceni Paylaş

Your email address will not be published.

Önceki Hikaye

“Maddesi mekân, aldığı yol zaman”

Sonraki Hikaye

Dijital bakış ‘Dalınç’ Binbirdirek Sarnıcı’nda

Sergi

Deniz Pelister’den izler ve anılar

Deniz Pelister’in “Kül” adlı kişisel sergisi, Studio Karaköy’de izleyiciyle buluştu. Gündelik yaşamın izlerini farklı formlarda görünür kılan Pelister’in yeni

“Sahnede 90’lar”

Salt'ın 1990'lar Türkiye'sindeki kültürel ortamı ve sanat üretimlerini sahne ve performans kavramları odağında inceleyen yeni sergisi