Bilinmezliğe Doğru: İsmi Lazım Değil

Bilinmezin büyüleyiciliğini ve tekinsizliğini odağına alan İsmi Lâzım Değil sergisi, Bizans'tan günümüze uzanan kültürel mirastan esinlenerek, inançların ve temsillerin tarih boyunca nasıl varlığını sürdürdüğünün izini sürüyor...

Koç Holding’in desteğiyle düzenlenen İsmi Lâzım Değil sergisi, Abdülmecid Efendi Köşkü’nde sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Küratörlüğünü Brigitte Pitarakis ve Selen Ansen’in üstlendiği sergi, 11 Aralık 2022’ye kadar açık kalacak.

İsmi Lâzım Değil sergisi, bilinmezin büyüleyiciliğini ve tekinsizliğini odağına alıyor. Bizans’tan günümüze uzanan tarihsel ve kültürel mirastan esinlenerek, biçimlerin, inançların ve temsillerin tarih boyunca nasıl varlığını sürdürdüğünün, göç ettiğinin ve dönüşüm geçirdiğinin izini sürüyor.

MURAT AKAGÜNDÜZ Cehennem – Cennet 2010

Koç Holding desteğiyle bu sergi için üretilen eserlerin yanı sıra Ömer M. Koç’un koleksiyonuna ait yapıtlar ile Türkiye ve yurt dışındaki kurum, sanatçı ve koleksiyonerlerden ödünç alınan eserler de sergide yer alıyor. Serginin günlük hayatta kullanılan bir deyimden aldığı başlığı İsmi Lâzım Değil, bilinmezin anlaşılmazlığını ve isimlendirilemez boyutunu yansıtmakla beraber, hiçbir şey açıklamıyor, hiçbir şey tanımlamıyor.

Etkileşimli mekânsal deneyim

Köşkün zemin katında, birinci katında ve bahçesinde, 45’ten fazla sanatçının çeşitli mecralarda ürettiği yaklaşık 100 eser sergileniyor. Bodrum katta ziyaretçileri bekleyen etkileşimli mekânsal deneyim ise onlara Bizans kozmolojisi ve ikonografisine ait kurucu imgeler arasında içine çekilecekleri bir tecrübe sunuyor. İsmi Lâzım Değil başlığı, gösterme ile gizleme, söyleme ile söylememe arasındaki hassas dengeyi korumayı amaçlayan serginin nasıl tasarlandığına dair ipuçları da veriyor.

Düşünceni Paylaş

Your email address will not be published.

Önceki Hikaye

“Sahnede 90’lar”

Sonraki Hikaye

Bir çığlık: Ters Laleli Kadınlar

Sergi

Ten, Beden, Ben

Ten, Beden, Ben... Erkek şiddetinden toplumsal cinsiyete, yerinden edilme ve göçten tüketim alışkanlıklarına uzanan konuları irdeliyor.

Bilinmeyene Doğru

Bilinmeyene Doğru, 1989 sonrası dünyada sanatın, yerleşik tarihsel ve kültürel anlatıları kırma, bilinenin ötesine, başka öznellik