Kerem Tınaz ile Oscar Aguirre-Mandujano’nun bir koleksiyondan esinlenerek derlediği “Sefarad Güzergâhları” nesnelerin anlattığı bir tarihi gözler önüne seriyor…
Geçmişin öyküsü sadece yazarak mı anlatılır? Sefarad Güzergâhları, Osmanlı Sefarad Yahudilerinin Osmanlı İmparatorluğu’ndan Seattle’a getirdikleri çok sayıdaki aile yadigârından, arşiv belgesinden, hatıra nesnesinden esinle ortaya çıkmış bir kitap. Bugün Washington Üniversitesi Sefarad Araştırmaları Koleksiyonu’nda (University of Washington Sephardic Studies Collection – UWSSC) bir araya getirilen nesneleri tartışmak ve bunların hem Birleşik Devletler hem de Osmanlı toprakları için teşkil ettiği ortak önemi keşfetmek amacıyla bilim insanlarını bir araya getiriyor.
“Sefarad Güzergâhları okura UWSSC’nin Osmanlı Sefarad tarihi arşivi olarak neler içerdiği hakkında fikir vermeye ve aynı zamanda dijital bir arşiv oluştururken tarih üretmenin getirdiği zorluklara dikkat çekmeye çalışmaktadır. UWSSC gibi girişimler sayesinde geçmişin öyküsünü sadece yazarak değil, tarihini yazmayı umduğumuz cemaatin bizzat ürettiği ve bağışladığı nesneleri toplayıp sıralayarak ve düzenleyerek bir araya getiriyoruz. (…) Bu koleksiyon, tarihçilere yönelik yazılmış olmasa bile, idari veya bürokratik amaçlarla bir olayı belgelemek üzere üretilmiş olan arşiv belgelerine tezat teşkil eder. Daha maddi düzeyde bakarsak bu nesnelerin çoğu, uzun vadede hayatta kalmak üzere değil, daha ziyade acil bir pratik ihtiyaca cevap vermek üzere üretilmiştir. Bunun aksine, arşivde veya müzede yer alan geleneksel içerikler, örneğin sanat eserleri, binalar veya resmi belgeler, değerlerinin sürekliliğini sağlamak adına, hiç değilse birkaç nesil boyunca dayanması beklentisiyle üretilir. Öte yandan, bu koleksiyondaki nesneler amaç bakımından daha gündeliktir; bazıları sadece birinin çocukları içindir. Mesela Rachel Shemarya’nın boreka tarifi: Sefarad Amerikalıların geleneksel yemeklerinde Akdeniz etkisini göstermek için değil, bir anne tarafından oğulları yemeklerini unutmasın diye yazılmıştı.”
Makaleleriyle kitaba katkıda bulunan yazarlar, koleksiyon nesnelerinden ve bunların koleksiyona dahil edilme süreçlerinden yola çıkarak Sefarad geçmişine dair çalışmalarda özel koleksiyonların rolü üzerine düşünüyor; müzik ve edebiyatın yanı sıra yeni medya, dijitalleşme, araştırmacı podcast yayıncılığı ve aile yadigârlarının Osmanlı Sefarad kültürünü korumadaki rolü gibi konularda örnek çalışmalar sunuyorlar. Diğer bir deyişle Sefarad Güzergâhları, nesnelerin anlattığı bir tarih…
Akdeniz havzasındaki Sefarad Yahudileriyle ilişkili arşiv belgeleri ve kayıtların tutulduğu ilk büyük dijital veri havuzu niteliğindeki Washington Üniversitesi Sefarad Araştırmaları Koleksiyonu için bkz. https://jewishstudies.washington.edu/sephardic-studies/sephardic-studies-digital-library-museum/
Türkiye'deki güncel fotoğraf ve mercek tabanlı sanata dair tematik bir anlatı sunmayı amaçlayan "Panorama: Hayaller…
Berlin'de Türk gecesi! Berlin Film Festivali’nde İlker Çatak’ın ‘Sarı Zarflar’ filmi, ‘Altın Ayı’ ödülünü kazandı.…
Doğa, keşif ve sadeliğin yanı sıra deneyime de önem verenlerin Karadeniz'de yeni rotası Loidevilla, bir…
Melik Kuru’nun yazıp yönettiği "İsimsiz Eserler Mezarlığı", Tallinn Black Nights Film Festivali’ndeki dünya prömiyerinin ardından…
Emin Alper'in son filmi ‘Kurtuluş’, dünya prömiyerini 76. Berlin Film Festivali’nin Ana Yarışma bölümünde gerçekleştirdi.…
İlk kez düzenlenen "Sanat Tarihi Derneği Ödülleri 2025" sahiplerini buldu. Sanat tarihi ve temas hâlindeki…