Categories: MüzikSöyleşi

‘Şarkı sözünün Orhan Veli’si olacaktım’

Zeki Müren’e ‘sen sevgini bana sakla’ şarkısını yazmıştı. Muazzez Abacı’ya ‘bana her şey seni hatırlatıyor’, Sibel Can’a ‘rüyalarda buluşuruz’… Seden Gürel’e yazdığı ‘devlerin aşkı büyük olur’ da fena değildi ama ne zaman ki Serdar Ortaç’a ‘ben adam olmam’, Emrah’a ‘dura dura’ isimli şarkıyı yazdı, canım sıkıldı, çaldım kapısını…

  • Neyin var sevgili Aşkın Tuna?
  • Seni anlıyorum ama bazen sanatçıların kendi yaşantılarını da yansıtan şarkılar yapmak gerekiyor. Zaten bir yerden sonra sanatçının imaj derdine düşüyorsunuz. Onlar kamuoyuna kendilerini nasıl gösterip tanıtıyorsa, siz de ona göre şarkılar yazmak zorunda kalıyorsunuz…
  • “Dura dura koşmaya, ellere kaçmaya…” Ben bir şey anlamıyorum bu sözlerden…
  • Ama öyle deme, çok sevildi şarkı. Biri, zamanın birinde bana demişti ki; “Bak Aşkın öyle şeyler yaz ki, herkes bunu ben de yazarım desin ama yazamasın.” Herkesin sevdiği, beğendiği ama kimsenin kaleme alamadığı şeyleri de yazmak gerekir bazen.
  • Sipariş sözler yani…
  • Evet, öyle denilebilir. Söz yazarı olarak, kendi kendinize kaldığınızda çok iyi sözler yazabilirsiniz ama hayat devam ediyor. Bu piyasanın içinden biriyim. Zaman zaman sanatçıların istediklerine de dönüp bakmanız gerekiyor. Emrah’a yazdığım ‘narin yarim’, Serdar Ortaç’a yazdığım ‘ben adam olmam’… Bu şarkılar için sipariş şarkı sözleri diyebiliriz.
  • Yani hiç “keşke yazmasaydım” dediğin olmuyor mu?
  • İnsanlar hata yapar ve öyle öğrenir hata yapmamayı. Hata yapacaksınız tabi ki… Ama pişmanlık yok! Yazmasaydım değil de keşke başka birine verseydim dediğim şarkı sözlerim olmuştur. Çünkü senin pişmanlık duyduğumu sandığın bazı sözlerim, birilerinin gündemde kalmasını sağlıyor. Bak işte bir pişmanlık arayacaksan, burada aramalısın bence!
  • Aslında merak ettiğim şu: O kadar iyi şarkı sözünden sonra, bir güfteci nasıl olur da bir anda motive olup bunları da yazabilir?
  • Anlıyorum seni… Sen de beni anla. Zaman içinde çok şey değişti… İlk önce söz yazılır, sonra bestesi yapılır, en son okunurdu… Zamanla bu sıralama tersine döndü. Önce beste yapılır oldu, üzerine söz istendi. Mesela Ebru Gündeş’in “fırtınalar” şarkısı, bu şekilde ortaya çıktı. Şarkıcıların moda dönemleri olduğu gibi, söz yazarlarının da moda olduğu dönemler var…
  • Aşkın Tuna o dönemi yakalamış görünüyor…
  • Ondan sonra bakarsınız, hep sizin şarkılarınız dolaşıyor dillerde. Sonra herkes aramaya başlar, “bana da bir söz verir misin” diye… Artık bir noktadan sonra kıramazsın, geri çeviremezsin. Öyle şeyler işte…
  • Modası bitince ne olacak?
  • Bak o kötü işte. Önemli olan modası geçmeyen biri olabilmek. Sürekli üreteceksiniz ve piyasada aranan biri olacaksınız.
Aşkın Tuna
  • Kendini bir süpermarkette kasiyer olarak hissettiğin oldu mu?
  • Oldu tabi… Mesela 90’lar. En çok albümün yapıldığı yıllar… Günde 2-3 şarkı yazdığım olurdu.
  • Günde iki-üç şarkı… Çok kazandın mı?
  • Eğer Türkiye’de telif hakları tam olarak işliyor olsaydı, ben yılda 50 şarkı yazmak zorunda kalmazdım. Genel olarak konuşuyorum. Kendimizi bu kadar yıpratmaz, kaliteyi bu kadar düşürmezdik. Telif haklarının düzene girmesini çok isterim. En azından bizden sonraki kuşağın emeği boşa gitmemiş olur. Kazanç konusuna gelince. Ne çok ne az. Ailemiz, yuvamız sıkıntı çekmedi. Geçinebilme gücümüzü devam ettirdik.
  • Pazarlık yapar mısın?
  • Yıllar içinde adımız ‘bizim Aşkın’ oldu. ‘Bizim Aşkın’ olunca, pazarlık gücünüz pek olmuyor. Yeni gençler için gelip ‘bak bu çocuk kendi cebinden yapıyor’ diyorlar, ‘buna yardımcı olalım’ derken olan bizim sözlere oldu. Zaten ‘hayır’ demeyi beceremeyen bir adamım… Yine de bu camianın ‘bizim Aşkın’ı olmak fena bir duygu değil.
  • Besteci daha mı çok kazanır?
  • Çoğu zaman, yani isterse. Hem bestesini yapar, hem de isterse sahneye, konsere çıkıp çalar. Böyle bir imkanı var. Ama siz sadece yazıyorsunuz ve sözü verdikten sonra işiniz bitiyor.
  • Beste yapmayı denedin mi hiç?
  • Bestecilik sayılırsa birkaç kendi sözümü bestelediğim oldu. Sibel Can’ın okuduğu “benimle aşk başkadır” ve Hülya Avşar’ın okuduğu “vallahi billahi” var sadece. Ama bence herkes kendi işini yapmalı. Sözün özü, önerilerim olabilir ama ben besteci değilim.
  • En çok hangi şarkı sözünden kazandın?
  • Açık ara “bana her şey seni hatırlatıyor”.
  • Hiç modası geçmeyen, eskimeyen?
  • Beraber yürüdük biz bu yollarda…
  • Tutunca, bu da ucuza gitmiş dediğin şarkın oldu mu?
  • Çok oldu. Mesela ‘devlerin aşkı’ çok tuttu. Aykut Gürel arkadaşım, o girince devreye, çok az para almıştım.
  • Şimdi konuşurken aklıma geldi… Kaprislerin var mıdır? Yani, sözü veririm ama albümün ismi olacak. İlk klip ona çekilecek gibi…
  • Yapanlar var ama ben hiç yapmadım. Bir şarkı tutmayacaksa, ister adını albüme verin, ister 10 farklı klip çekin yine de tutmaz. Ama şarkı iyiyse, sanatçı onu albümün en sonuna da koysun, dinleyici bulup oradan çıkarır. Mesela “kutupta yaz gibi”… 1983’te rahmetli Zeki Müren okumuştu. Çok sevildi. Şimdi de genç sanatçı Baha alıp, tekrar söyledi. Sanki yeni bir şarkıymış gibi yine büyük ilgi gördü.
  • Konuştukça garip garip sorular geliyor aklıma… Mesela kapın çaldı. Kan ter niçinde bir şarkıcı kapına düşmüş, hit olacak şarkı arıyor. Diyelim ki yazdın verdin. O da neyi var neyi yok, o şarkıya yatırım yaptı ama tutmadı!
  • Şarkının tutup tutmaması en son söz yazarını bağlar. Sonuç olarak sözlerimi zorla vermiyorum. Beğenip öyle alıyorlar.
  • Kara listen var mı? Kesinlikle şarkı vermeyeceğin isimleri not aldığın…
  • Benim bir tane defterim var, ona da sözleri yazarım!
  • Yapma, vardır…
  • Bir kişi var ama söylemem, ayıp olur. Ama şu kadarını söyleyebilirim… Şarkımı o kişiye verdiğim için nasıl pişmanım anlatamam. Geride alamıyor insan, boğazına takılıp kalıyor.
  • Söylemeyecek misin kim olduğunu?
  • Yok!
  • Neyse! Başa dönelim istiyorum biraz… Nasıl başladın şarkı sözü yazmaya?
  • Annem teşvik etti. Baktı şiir yazıyorum, neden şarkı sözü yazmıyorsun dedi. Radyoda şarkılar okunurken daha dikkatli dinlemeye başladım. Şöyle olsa daha güzel olurmuş diyerek başladım yazmaya. Öyle öyle şarkı sözü yazarı oldum.
  • İlk keşfeden kim oldu?
  • 1975 yılında Erol Sayan’la tanıştım. Şiir yazdığımı ve şarkı sözü yazmak istediğimi söyledim. Yazdıklarıma baktı ve bana şarkı sözü yazmayı bilmiyorsun dedi. Hatalarımı gösterdi. Aradan birkaç yıl geçti. Erol Sayan’a tekrar şiirlerimi götürdüm. Birini aldı ve bu olmuş dedi. Sonradan o olmuş dediğinin de aslında olmadığını öğrendim. Sırf beni cesaretlendirmek için yapmış meğerse.
  • Sonra?
  • 1978 yılında İstanbul’da Fethi Karamahmutoğlu ile tanıştım. Bana çok ilgi gösterdi. İyi kafiyeler ile şarkıların daha iyi olacağını bana anlatmaya çalıştı. İlk şiirimi de zaten o besteledi.
  • İlk albüme giren sözlerin? Hatırlıyor musun?
  • Hatırlamam mı… Biraz geç kalmadın mı… Öptüm yanaklarından… Sen kendini bana sakla… Emel Sayın okudu mesela. Ödüller de aldım. 80’li yıllar, sadece TRT var henüz. Denetimden geçiyor şarkılarınız. Radyolar bu kadar yaygın değil. 1,5 – 2 milyon satışlar olurdu. Şarkılarınız hep dillerde… Harika yıllardı.
  • Beraber yürüdük biz bu yollarda… Hiç modası geçmedi…
  • 1993’te yılın şarkısı seçildi. İlk Seren Serengil okudu, sonra Muazzez Abacı, ardından Ebru Gündeş. Hep gündemde kaldı. Bazı şarkılar vardır belli döneme damgalarını vururlar ama bazıları da vardır ki hiç unutulmazlar. Bu şarkı sanırım daha yıllarca dillerden düşmeyecek. Bütün milli maçlardan sonra söyleniyor. Her takım sahipleniyor. Tezahüratlara ilham veriyor. Ben de duydukça, oturup dinliyor, mutlu oluyorum.
  • Neredeyse 2 bin şarkı sözü yazdın… Bu işe merak duyanlara, yolun başında olanlara neler tavsiye edersin?
  • Şiir yazmayı tavsiye ederim. Ve daha da önemlisi okumayı… Tüm şairlerin şiirlerini okumak, hissetmek gerekir. Oturup ilham beklemekle olacak işler değil. İnsanın en büyük handikapı kendini tekrarlamasıdır. Kendi kendinizi tekrarlamamak için de sürekli okumak ve kendinizi geliştirmeniz gerekiyor. İyi bir okur olduğumu düşünüyorum. İlham beklemek gibi özel lükslerim yok. Bazen en iyi şarkı sözlerini konuşmalar sırasında da yakalayabiliyorum. Çünkü dost ortamlarında sözlerde samimidir. Mesela geçen eşim Pınar ile bir şey konuşuyoruz, ‘yapanın yanına kar kalıyor’ dedi… Hemen böyle bir şarkı sözü yazayım dedim…
  • Hepsi bu kadar mı?
  • Evet, sadece şarkı sözü yazacaksanız hepsi bu kadar. Ama bir Sezen Aksu, bir Kayahan olacaksınız o zaman farklı.
  • Hem yazıp hem bestelemek…
  • Kesinlikle, başka bir boyut…
  • Başka kimler var o özel listede?
  • Selami Şahin var.
  • Aşkın Tuna’nın rekabet edemeyeceği isimler!
  • Öyle. Onlarla rekabete giremezsiniz. Ahmet Selçuk İlhan’da istisna bir isimdir. Sadece söz yazarak buralara gelmiştir. Ali Tekintüre de öyle.
  • Başka hangi şarkı sözü yazarlarını beğenirsin?
  • Cemal Safi şairdir ama şiirleri harika bestelenir. Gönül Şen, Feyyaz Kuruş ve Hakkı Yalçın’ı da sayabilirim.
Kürşat Okutmuş

Journalist Author. TV News Editor.

Recent Posts

Güncel Fotoğrafa Panoramik Bir Bakış

Türkiye'deki güncel fotoğraf ve mercek tabanlı sanata dair tematik bir anlatı sunmayı amaçlayan "Panorama: Hayaller…

5 ay ago

Berlin’de Sahne Bizim Hikayelerin

Berlin'de Türk gecesi! Berlin Film Festivali’nde İlker Çatak’ın ‘Sarı Zarflar’ filmi, ‘Altın Ayı’ ödülünü kazandı.…

5 ay ago

Zamansız bir Karadeniz anlatısı: Loidevilla

Doğa, keşif ve sadeliğin yanı sıra deneyime de önem verenlerin Karadeniz'de yeni rotası Loidevilla, bir…

5 ay ago

‘İsimsiz Eserler Mezarlığı’ Slamdance’te yarışacak

Melik Kuru’nun yazıp yönettiği "İsimsiz Eserler Mezarlığı", Tallinn Black Nights Film Festivali’ndeki dünya prömiyerinin ardından…

5 ay ago

‘Kurtuluş’ dünya prömiyerini Berlinale’de yaptı

Emin Alper'in son filmi ‘Kurtuluş’, dünya prömiyerini 76. Berlin Film Festivali’nin Ana Yarışma bölümünde gerçekleştirdi.…

5 ay ago

Sanat Tarihi Derneği’nden 11 Dalda Ödül

İlk kez düzenlenen "Sanat Tarihi Derneği Ödülleri 2025" sahiplerini buldu. Sanat tarihi ve temas hâlindeki…

5 ay ago