/

Hangi cephedeki biziz?

Bir dönemin, işgalin, gelip geçiciliğin belgesi belki de “Tanıdık Cepheler”... Gökçen Ataman Tanyer ve Setenay Alpsoy; peyzaja dönüşen kent kesitleri ile yeniden bir tanışmaya/tartışmaya sürüklüyor izleyiciyi… İster istemez soruyor insan: Ben hangisindeyim? Hangi cephedeki biziz?

/

Rugül Serbest ya da ‘bir başkası’…

O kendi ormanına, kendi penceresinden sessizce bakarken, ben de ona eşlik edip olan biteni anlamaya çalıştım… Düşsel bir ormanın içinde gezinmek keyifli olmasına keyifliydi ama yetmedi! İşte tam burada devreye sorular girdi…