Bir dönemin, işgalin, gelip geçiciliğin belgesi belki de “Tanıdık Cepheler”... Gökçen Ataman Tanyer ve Setenay Alpsoy; peyzaja dönüşen kent kesitleri ile yeniden bir tanışmaya/tartışmaya sürüklüyor izleyiciyi… İster istemez soruyor insan: Ben hangisindeyim? Hangi cephedeki biziz?