Her söz bir hikaye: Fukaranın Ahı

Fukaranın Ahı, okuru dilin belleğine mizahi bir yolculuğa çıkarıyor. Yıllar boyunca biriktirdiği atasözlerini özgün yorumlarla harmanlayan Başar Başarır, derlemesinde kimi zaman güldürüyor, kimi zaman düşündürüyor; bazen de yerleşik kalıpları sorgulatıyor…

Başar Başarır’ın İthaki Yayınları etiketiyle raflarda yerini alan yeni kitabı Fukaranın Ahı, klasik anlamda bir atasözleri sözlüğü değil. Tam aksine, her bir sözün ardında kişisel bir anı, bir hikâye, bir yorum saklı. Başarır, dilin yaşayan doğasına dikkat çekerken, atasözlerinin donuk değil dönüşen yapısını edebi incelikle anlatıyor.

“Her şey dile meftun bir yazarın merakıyla başladı” diyerek anlatıyor süreci. Pul koleksiyonu yapar gibi topladığı, mahzende saklanan şarap gibi yıllarca biriktirdiği sözleri bu kitapta ilk kez okurlarla buluşturuyor. Başarır’ın kitabında atasözlerine ne kutsal bir hayranlık ne de önyargılı bir reddiye var. Bunun yerine, sözün gücünü tartan, kişisel belleği ortak dile dönüştüren bir yaklaşım öne çıkıyor.

Bazı sözleri “atasözü” değil “anasözü” olarak adlandıran yazar, kalıpları eğip bükmekten çekinmiyor. Kitap, tarihsel bağlamla günümüz yorumlarını bir araya getiriyor

Okurlarıyla Buluştu

Başar Başarır, Kürşat Okutmuş
Cihangir, İstanbul
2025 Haziran

Hafta sonu CihangirBook Kafe’de okurlarıyla buluşan Başarır, hatıra defteri olarak tanımladığı kitabının sözün peşinden gidenler için bir rehber olmasını umduğunu söyledi. Keyifli buluşmada konu “ata” ve “anasözleri” olunca katılımcılar Türkiye’yi baştan sona dolaştı… “Defterin” her sayfası bir söze, her söz bir hikayeye açıldı…

Kürşat Okutmuş

Journalist Author.
TV News Editor.

Düşünceni Paylaş

Your email address will not be published.

Önceki Hikaye

‘Kafka İlk Kitap Ödülü’ sahibini buldu

Sonraki Hikaye

Edebiyat Şöleni 42. Yılında

Kitap

Kadastrocu’nun tuhaf hikâyesi

Tayfun Pirselimoğlu Kadastrocu’da tuhaf bir rüzgârın -yoksa kaderin mi demeli?- önünde sürüklenen Cemal Kara’nın hikâyesini anlatıyor...

Benim Hayatım Benim Bedenim

Kitap, Piercy’nin otobiyografik metinlerinin başında geliyor. İşçi ve emekçi ailesinden bahsedip sözü feminizme, sosyalizme ve anarşizme