Eski İstanbul Akşamcıları

Kaygılı; dönemin meyhanelerini ve kişileri anlatıyor... Sıkıntılarını içkiyle hafifletmeye çalışanların hikâyelerini kendi ağızlarından dinliyoruz...

Osman Cemal Kaygılı (1890-1945) eserlerinde eski İstanbul’u, özellikle İstanbul’un dış mahallelerindeki yoksul ve dışlanmış insanları, onların gündelik yaşamlarını eserlerine taşımış, romanları, öyküleri ve gazetelerde yayınlanan köşe yazılarıyla tanınmıştır.

Yayınlanmış kitaplarından bazıları Çingeneler, Köşe Bucak İstanbul, Aygır Fatma, Akşamcılar-Bir Akşamcının Defterinden’dir.

Kaygılı, akşamcılar-bir akşamcının defterinden romanında dönemin gazinolarını, meyhanelerini, eğlenceleri ve ünlü kişileri anlatıyor… Bu kez sıkıntılarını içkiyle hafifletmeye çalışan insanların hikâyelerini kendi ağızlarından dinliyoruz.

Bey oğlum,
niçin içtiğimi,
sarhoşluktan ne bulduğumu,
ne beklediğimi soruyorsunuz.

Eski gençlik hatıralarımı unutmamak,
daima onları gözümün önünde canlandırmak,
gençlik hayatımı,
hayalen olsun şimdi de yaşamak için içiyorum.

İçince demek kendinizi hayale kaptırıyorsunuz?
Kim kaptırmıyor ki? İçenlerin hepsi de kaptırır.

Demek gözünüz gönlünüz hâlâ gençlikte?
Kimin değil ki, içenlerin hangisinin değil ki…

Osman Cemal Kaygılı

Meyhane masaları, âlemler, âlemciler, kabadayılar…
Osman Cemal Kaygılı, geçmişte kalmış bir İstanbul’un farklı yüzlerini anlatıyor.

Kuşakları etkilemiş romanlar, ufuk açıcı öyküler, ezberlere kazınmış şiirler…
Gazetelerde kalmış söyleşiler, gezi yazıları, denemeler, makaleler…
Edebiyatımızın farklı dönemlerinden, iz bırakan metinler Kısa Miras’la bir araya geliyor.

Eski İstanbul Akşamcıları
OSMAN CEMAL KAYGILI
Can Yayınları
2021
80 s.

Düşünceni Paylaş

Your email address will not be published.

Önceki Hikaye

İnsan ne zaman ölmeye başlar?

Sonraki Hikaye

Kadastrocu’nun tuhaf hikâyesi

Kitap

Cafe Central’den gelen telgraf

"İnsan ruhunun yükselen gizemli anlarını” okurken Viyana’nın ahengini yansıtan sokak müzisyenlerini dinliyor gibi bir duyguya kapılıyorsunuz...

Benim Hayatım Benim Bedenim

Kitap, Piercy’nin otobiyografik metinlerinin başında geliyor. İşçi ve emekçi ailesinden bahsedip sözü feminizme, sosyalizme ve anarşizme