Zeynep Abacı’dan “Gerçek ve Düş”

Zeynep Abacı’nın tüm sanat pratiğini oluşturan sahte anı kavramını merkezine aldığı sergi, otobiyografik belleğin temsilleriyle gerçek ve kurgunun nasıl birbirine karıştığını gösteriyor...

Zeynep Abacı’nın üçüncü kişisel sergisi olan “Gerçek ve Düş”, belleğin kurgusal doğasını ve anıların mekânsal temsillerle ilişkisini sorgulayan çarpıcı bir deneyim sunuyor. Sergi, sanatçının son bir yıl içinde ürettiği 54 eserden oluşuyor ve otobiyografik anlatıdaki sahte anılara odaklanarak belleğin inşa ettiği bu yeni gerçeklik örüntüsünü izleyiciyle buluşturuyor.

Abacı’nın tüm sanat pratiğini oluşturan sahte anı (false memory) kavramını merkezine aldığı bu sergi, otobiyografik belleğin temsilleriyle gerçek ve kurgunun nasıl birbirine karıştığını gösteriyor. Sergideki kompozisyonlar, figürlerin mekâna nüfus ederek neredeyse görünmez hâle geldiği ve belleğin katmanlarını açığa çıkardığı bir yolculuk sunuyor. İzleyici, mekân ve figür arasındaki sınırların bulanıklaştığı bu temsil dünyasında hem görsel hem de zihinsel bir deneyime davet ediliyor.

“Bir anıyı hatırlamaya çalışmak, aslında son hatırladığımız anı hatırlamaktır.” Donna Bridge

Kürşat Okutmuş, Zeynep Abacı
Galeri Deniz, İstanbul
Ocak 2025

Abacı: “Sahte mekânlar ve anılar iç içe geçiyor”

Donna Bridge’in belirttiği gibi, bir anıyı hatırlamaya çalışmak aslında son hatırladığımız ânı hatırlamaktır, bu da zamanla anıların bozulmasına ve sahte anıların oluşmasına yol açar. Kimi zaman boş bir koltuk, bir ağaç gövdesi ya da çekmecedeki bir nesne bizi geçmişte hiç yaşanmamış, ama zihnimizde “gerçekmiş” gibi yer bulan anılara götürebilir. Bu sahte anılar, zihnin yeniden hatırlama ve kurgulama anlarında mekânı dönüştürerek yeni bir gerçeklik inşa eder.

“Sahte anılarla gerçek anılar arasındaki fark, mücevherler ile aynıdır: Sahte olanlar her zaman daha gerçek, daha parlak gözükür.’’ Salvador DALI

Resimlerimdeki kurgu tam da bu dönüşüme odaklanıyor. Bir tür hatırlama ânı söz konusu oluyor temsilde ve mekânın katmanları gibi figür de çoğalıyor. Perspektifin değişmesiyle bir tekinsizlik hâkim oluyor sahnenin geneline. Bu tekinsizliği, figürlerin izleyiciye sırtlarını dönmeleriyle ifade etmek mümkün. Canlı ve parlak renklerle kurguladığım resimler, hatırlananın gerçek mi yoksa kurgu mu olduğuyla ilgili tekinsizlik hissi ile çatışma halini yansıtıyor. Kompozisyonlarımdaki çoğalan figürlerden her biri, unutulmuş bir şimdiki zamanı gözlerken, zaman ve mekân içinde eriyip giden bir atmosferi sunuyor izleyiciye. Figürler ve mekân arasında espas yok denecek kadar az. Bu mesafesizlik, geçmişin şimdiki zamanla yer değiştirmesi ve sahte ve gerçek anıların iç içe geçtiği bir atmosfer şeklinde karşılık buluyor. Kompozisyonlarımdaki eriyen figürler ve mekânlar, geçmişin şimdiki zamana doğru olan yolculuğunu temsil ediyor.

Hafızanın kurguyla iç içe olduğu fikrine paralel olarak ele aldığım sahte anı (false memory) kavramı, bu serginin ana temasını oluşturuyor. Otobiyografik belleğin temsilleri ile gerçek ve kurgu birbirine karışırken deneyimlenen mekânlar ve sahte mekânlar/anılar iç içe geçiyor. “Gerçek ve Düş”sergisi belleğin ve mekânın nasıl sürekli olarak yeniden kurgulandığını vurgularken izleyiciyi kendi anılarına ve bu anıların ne kadarının gerçek ne kadarının kurgu olduğuna dair soruların cevabını birlikte bulmaya davet ediyor.

“Gerçek ve Düş” sergisi, 30 0cak’a kadar her gün 09:00 – 18:00 saatleri arasında Denizbank Genel Müdürlüğü Galeri Deniz’de ziyaret edilebilir.

Galeri Deniz / Esentepe, Büyükdere Cd. No:141, Şişli / İstanbul – DenizBank Genel Müdürlüğü

Düşünceni Paylaş

Your email address will not be published.

Önceki Hikaye

Zeynep Koçan’ın özgür ve cesur kadınları

Sonraki Hikaye

Üst katta Evin’SALON alt katta YENİ!

Sergi