Yapay zekayı bir araçtan ziyade, bir takım arkadaşı olarak gören medya sanatçısı Refik Anadol; evreni, insan duyularını, makineleri ve belleği anlamak için kullandığımız birbiriyle ilişkili anahtar kavramları, dijital sanat ve mimari merceğinden bakarak araştırıyor. Makine Hatıraları: Uzay sergisi ile astronomik araştırmaların insanlık tarihindeki yerini gözler önüne seren ve uzayla ilgili büyük veri kümelerine ışık tutan yeni bir sanatsal bakış açısı öneriyor.
Serginin ilk bölümü olan “Hatıralar”, yapay zeka yardımıyla toplanan ve sınıflanan ham görsel verilerin pigmentlere dönüştüğü, dinamik veri tabloları ve veri heykellerinden oluşuyor. Eserler, ISS, Hubble ve MRO Uzay Teleskopları tarafından kaydedilen ve şimdiye kadar bir sanat enstalasyonunda kullanılan en büyük uzay temalı veri kümesi olan, 2 milyondan fazla görüntüden yararlanıyor. Astronomide bugüne kadar kullanılan en gelişmiş teleskopların “hatıraları” olarak da ele alınabilecek görsellerden oluşan bölümde, seyircinin ham verilerin toplanma sürecine tanıklık etmesini sağlayan ve eserleri ortaya çıkaran araçların işlevselliğini gözler önüne seren bir “veri tüneli” de mevcut.
Üç boyutlu veri heykelleri ve on beş dakikalık mekanla bütünleşik bir yapay zeka sineması enstalasyonunun izleyiciyle buluştuğu ikinci bölümün adı ise “Düşler”. Veri heykelleri, hem dünyanın hem de diğer gezegen ve gök cisimlerinin topolojik yapılarını “veri noktaları” olarak alarak teleskopların “rüyalarını” tablolaştırıyor. Makine Hatıraları v.2 başlıklı sinema bölümü, izleyiciyi on beş dakika boyunca uzayla ilgili sürükleyici rüyalar gören bir makinenin zihnine adım atmaya davet ediyor.
Söyleşide ‘’Dijital verinin ve yapay zekanın arasında maneviyat sizin için bir yerde duruyor mu?’’ sorusuna ‘’Benim için en büyük soru 21. yüzyılda insan olmak ne demek? Bu sorunun cevabı insanlıktan geçiyor.‘’ diye cevap veren Anadol, ‘’Teknofetiş bir şekilde makinenin geleceği çok umurumda değil aslında. Yani benim için mühim olan insanlığın geleceği. İnsanı makine yapmaktansa makineyi insan yapabilmek çok daha fazla şey öğretecek bize. Sergide de bu ana fikir ile bunu sorguluyoruz: Makinenin hatırası olur mu? Bir makine hatırlayabileceğini bilebilir mi? Bunu bile düşünmek keyif veriyor.’’ Dedi.
Heval Zeliha Yüksel’in, Türkiye Tasarım Vakfı blogu için Refik Anadol ile İstanbul’daki en yeni ve kapsamlı kişisel sergisi ‘’Makine Hatıraları: Uzay’’ sergisi üzerine yaptığı söyleşinin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
Türkiye Tasarım Vakfı / Tasarım odaklı yaklaşım ile Türkiye’nin sosyal ve ekonomik gelişimine katkı sağlamayı hedefleyen Türkiye Tasarım Vakfı 2016’dan bu yana faaliyet gösteriyor. Genç tasarımcıların gelişimlerine destek olmak ve nitelikli tasarımın üretilmesine zemin hazırlamak amacıyla birçok çalışma yürütülüyor. Bu çalışmalar arasında tasarım odaklı video içerik platformu iskele.co ve farklı tasarımcıların yazılarının yayımlandığı İskele Blog yer alıyor. Ayrıca tasarımın farklı alanlarından süreli ve süresiz birçok yayının bir araya getirildiği “Tasarım Kütüphanesi” herkese açık bir çalışma ortamı sunuyor.
Türkiye'deki güncel fotoğraf ve mercek tabanlı sanata dair tematik bir anlatı sunmayı amaçlayan "Panorama: Hayaller…
Berlin'de Türk gecesi! Berlin Film Festivali’nde İlker Çatak’ın ‘Sarı Zarflar’ filmi, ‘Altın Ayı’ ödülünü kazandı.…
Doğa, keşif ve sadeliğin yanı sıra deneyime de önem verenlerin Karadeniz'de yeni rotası Loidevilla, bir…
Melik Kuru’nun yazıp yönettiği "İsimsiz Eserler Mezarlığı", Tallinn Black Nights Film Festivali’ndeki dünya prömiyerinin ardından…
Emin Alper'in son filmi ‘Kurtuluş’, dünya prömiyerini 76. Berlin Film Festivali’nin Ana Yarışma bölümünde gerçekleştirdi.…
İlk kez düzenlenen "Sanat Tarihi Derneği Ödülleri 2025" sahiplerini buldu. Sanat tarihi ve temas hâlindeki…