Akaslan’dan Yoksulluğun Tarihi

Büyük bir yoksulluk, büyük bir çaresizlik içindeki insanın büyük korkuları, büyük kahrı, büyük kederi içinde kalıyorsunuz roman boyunca, yanınızda yumruğunuz sıkılı...

Turgut Akaslan, 2022 yılına yeni bir romanla girdi. Mahalle Maçı, Deliler Kahvehanesi ve Öykü’nün Öyküsü romanlarıyla tanınan Turgut Akaslan’ın son romanı ‘Yoksulluğun Tarihi’ Akıl Fikir Yayınları’ndan okuyucuyla buluştu.

Turgut Akaslan

Şair ve yazar Ali Asker Barut, Akaslan’ın son romanını bu sözlerle selamladı: “Büyük bir yoksulluk, büyük bir çaresizlik içindeki insanın büyük korkuları, büyük kahrı, büyük kederi içinde kalıyorsunuz roman boyunca, yanınızda yumruğunuz sıkılı. Can acıtan, can parçalayan yapyalın bir gerçeklikle yüreğiniz darala darala Yoksulluğun Tarihi’ne şahit tutuluyorsunuz.”

Ve Sena Demirel… O da romanın ilk okuyucularından:

“Ankaracı yazar son romanında benlik kavgasına tutuşup gözünü kulağını her şeye özellikle de ihtiyaç sahiplerine kapatmış olan bizleri, gözlemlediği penceresinden, yaşamın ta içinden yazarak, bizlere bizi sunuyor bir nevi. Gözü, kulağı ve gönlü açabilecek bir roman, hayatın içinden, nefes alan ve aslında nefes olan bir roman…”

Romanın arka kapağında yer alan isimlerden bir diğeri de, Gözde Topal… Topal, yazım sürecine tanıklık ettiği romana dair şu cümleleri kurdu:

“Bu dünyada ne çok Abduk var, kimse Abduklan görmüyor, Allah baba da…’1 Bu kadar yaşayan bir roman okuduğum çok azdır benim… İçindeydim, Abduk’tum, muhtardım… Kimi zaman gözlerimden yaşlar aktı, kimi zaman buruk bir tebessüm belirdi yüzümde, kimi zaman insan oldum, kimi zaman da insanlığımdan utandım… Haykırmak istediklerimi bir duyan olmuş dedim, görmezden gelinenleri biri görmüş! Neyzen Tevfik oldum kimi zaman, bu çağda bu şekilde bir romanda anılmakla yüceldim. Bu cinsiyetsiz kitabı, bu azın yanında duran kitabı, bu inancı bilen ama onu göklere taşımadan önce insanlıkla harmanlayan kitabı çok sevdim… Okuru onu hisseden ve benimseyenler olsun… Yolu uzun olsun… Emeğine sağlık, Abduk’un buruk bıraktığı yüreğimle kucaklıyorum seni…”

Düşünceni Paylaş

Your email address will not be published.

Önceki Hikaye

Haklarını yitirenler

Sonraki Hikaye

Bir denizaltı hikayesi: TİAMAT

Kitap

Neyi Neden Bilmek İstemeyiz?

Renata Salecl, Cehalet Tutkusu’nda modern zamanlardaki yetersizlik virüsünü ele alıyor. Kitabın alt başlığı ise meselenin kökenine

Kadastrocu’nun tuhaf hikâyesi

Tayfun Pirselimoğlu Kadastrocu’da tuhaf bir rüzgârın -yoksa kaderin mi demeli?- önünde sürüklenen Cemal Kara’nın hikâyesini anlatıyor...