Neyi Neden Bilmek İstemeyiz?

Renata Salecl, Cehalet Tutkusu’nda modern zamanlardaki yetersizlik virüsünü ele alıyor. Kitabın alt başlığı ise meselenin kökenine işaret eden bir levha gibi: “Neyi, Neden Bilmek İstemeyiz?”

Bilginin ve bilgiye ulaşma yollarının yeniden tanımlandığı günümüzün hakikat sonrası, post-endüstriyel dünyasında gerçekle yalanı ayırt etmek zaman zaman imkânsız hale geliyor, bu da kasıtlı olarak bilmemeyi seçen insanların sayısının gitgide artmasına neden oluyor.

Filozof, sosyolog ve hukuk teorisyeni Renata Salecl Cehalet Tutkusu’nda, insanlık durumunun daima bir parçası olduğunu savunduğu “cehalet”i ve bağlantılı olarak “inkâr” kavramını masaya yatırıyor; hem travmatik bilgiye ulaşmaktan kaçınan insan doğasını hem de ideolojik mekanizmaları sekteye uğratacak bilgiyi inkâr yollarını insanlık durumu üzerinden açıklıyor. Kasıtlı cehaletin bilhassa kriz anlarında olumlu bir yanının da olabileceği fikrini dile getiriyor; cehaletin güce nasıl dönüşebileceğini disiplinlerarası örneklerle aktarıyor.

Renata Salecl

Felsefeden, psikanalitik ve sosyal teoriden, popüler kültürden ve kendi deneyimlerinden yola çıkıp Lacan, Foucault, Claude Lévi-Strauss gibi isimlerin argümanlarına referanslarda bulunarak cehaletin sosyal ve psikolojik nedenlerini inceliyor; cehalet tutkusunun aşktan hastalığa, travmadan genetiğe, adli tıptan büyük veriye kadar hayatımızın pek çok alanını nasıl etkilediğine dikkat çekiyor.

Cehalet Tutkusu: Neyi, neden bilmek istemeyiz?
Renata Salecl

çev. Şafak Tahmaz
Timaş Yayınları
Mart 2022
192 s.

Düşünceni Paylaş

Your email address will not be published.

Önceki Hikaye

Bir denizaltı hikayesi: TİAMAT

Sonraki Hikaye

Tatlı Gelir Yaşamayana Savaş

Kitap

Haklarını yitirenler

Joel Andreas’ın imzasını taşıyan çalışma, Çin ekonomisinin ve siyasetinin son yetmiş yılda yaşadığı büyük dönüşümlere ışık

Benim Hayatım Benim Bedenim

Kitap, Piercy’nin otobiyografik metinlerinin başında geliyor. İşçi ve emekçi ailesinden bahsedip sözü feminizme, sosyalizme ve anarşizme

Eski İstanbul Akşamcıları

Kaygılı; dönemin meyhanelerini ve kişileri anlatıyor... Sıkıntılarını içkiyle hafifletmeye çalışanların hikâyelerini kendi ağızlarından dinliyoruz...