Benim Hayatım Benim Bedenim

Kitap, Piercy’nin otobiyografik metinlerinin başında geliyor. İşçi ve emekçi ailesinden bahsedip sözü feminizme, sosyalizme ve anarşizme getiren Piercy, yer yer öyküye çalan denemeleriyle anlatıyor tanıklıklarını...

Kendisini “sosyalist-anarşist-feminist” olarak tanımlayan ödüllü yazar Marge Piercy, “Benim Hayatım Benim Bedenim” adını verdiği kitabında denemelerini, şiirlerini, anılarını, söyleşilerini, inişlerini çıkışlarını okurları için bir araya getiriyor.

İşçi sınıfına ait bir feminist olarak kendisinin gelişim hikâyesini, TV kültürünün artılarını eksilerini, bir yazarın hayatındaki ego danslarını, evsizleri ve ev kadınlarını, Allen Ginsberg’i ve Marilyn Monroe’yu, feminist ütopyaları, kurmacanın neden fizik olmadığını ve elbette ki şöhreti, seksi, parayı –tam olarak bu sırayla olmasa da– tartışıyor.

Kişisel olduğu kadar politik olan bu çalışmayla Piercy, okurlarını feminist ve politik aktivizmin derin kuyularına götürüyor, susuz getirmiyor.

Benim Hayatım Benim Bedenim
Marge Piercy

çev. Elif Zeynep Yıldırım
Düşbaz Kitaplar
2021
128 s.

Düşünceni Paylaş

Your email address will not be published.

Önceki Hikaye

Felsefe tezgahında Nöbetçi Filozof

Sonraki Hikaye

Karayel’in izinde özgürlüğe giden yol

Kitap

Tatlı Gelir Yaşamayana Savaş

Dünyanın gündemi, maalesef yine savaş ve acı... Desiderius Erasmus’un 1515’de yazdığı Tatlı Gelir Yaşamayana Savaş, savaşın

Kadastrocu’nun tuhaf hikâyesi

Tayfun Pirselimoğlu Kadastrocu’da tuhaf bir rüzgârın -yoksa kaderin mi demeli?- önünde sürüklenen Cemal Kara’nın hikâyesini anlatıyor...