Sürgünde yalnızlığın öyküsü

Sürgüne gönderildiği köyde, yalnızlık üzerine düşünen politik bir mahkûmun sürgün öyküsü; hapishane...

İtalyan şair, romancı, çevirmen ve eleştirmen Cesare Pavese (1908-1950), İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıcı ve yakıcı yıllarını yaşamış, faşizmin neden olduğu acılara karşı koymuş, anti-faşist yazıları nedeniyle 1935’te önce Brancaleone Hapishanesi’nde kalmış, ardından da Calabria’ya sürgüne gönderilmiştir. Pavese 1936’da serbest bırakılmış, kendi yaşamından izler taşıyan Hapishane isimli kitabını on yıl sonra, 1948 yılında yayınlamıştır.

Hapishane, politik görüşleri nedeniyle Calabria’ya sürgüne gönderilen Pavese’nin kendi yaşam deneyiminden izler taşır: Stefano bir süre cezaevinde kaldıktan sonra bir köye sürgüne gönderilir. Gündüzleri köy halkının arasına karışabilmekle birlikte geceleri sokağa çıkması yasaktır. Stefano bir tür araf hayatı yaşadığı köyde mevsimlerin değişimine, hayatın durağan akışına tanıklık ederken kendi yalıtılmışlığını hiçbir zaman tümüyle aşamaz; yalnızlık hem altında ezildiği yazgısı hem de sığındığı kalesi olarak kalır.

Cesare Pavese

Kara gömlekliler ‘sayesinde’ İtalyan cezaevlerini yakından tanımış olan Cesare Pavese’nin Hapishane adlı romanında dört duvar arasındaki bir insanın yaşadıklarını değil ama böyle bir yerden çıkarılıp sürgüne gönderilmiş genç bir adamın yaşadıklarını ve hissettiklerini, tecrit edilmişliğin sıkıntılarını okuyoruz.

Hapishane
CESARE PAVESE

çev. Eren Cendey
Can Yayınları
2021
128 s.

Düşünceni Paylaş

Your email address will not be published.

Önceki Hikaye

Kadastrocu’nun tuhaf hikâyesi

Sonraki Hikaye

Cafe Central’den gelen telgraf

Kitap

Cafe Central’den gelen telgraf

"İnsan ruhunun yükselen gizemli anlarını” okurken Viyana’nın ahengini yansıtan sokak müzisyenlerini dinliyor gibi bir duyguya kapılıyorsunuz...