“Lale Kızlar, Tamara gibi aşık olsun istiyorum”

Ters lale heykelleri nasıl doğdu, festival rotasına nasıl dahil oldu, heykeller şehir şehir gezerken izleyiciler tarafından nasıl karşılandı? İşte tüm bunları, lale kızlara ruh veren sanatçı Sultan Adler ile konuştuk…

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 16 şehirde 8 aylık uzun bir maraton olan Kültür Yolu Festivali’nin sürpriz eserlerinden biri de “Lale Kız” heykelleri. Bu projede D&G Art ile çalışan Sultan Adler’in son dönem resimlerinde gizlenen, belli belirsiz yer alan ters laleler bu defa, dev heykeller olarak karşımıza çıkıyor.

Adler, kültürümüzün bir hazinesi olarak kabul edilen ve koruma altına alınmış bir tür olarak özel bir öneme sahip ters laleler aracılığıyla görsel bir zenginlik sunmanın ötesinde, bu çiçeklerin barındırdığı gizli anlamları da ortaya çıkarmayı amaçlıyor.

Ters lale heykelleri nasıl doğdu, Kültür Yolu festival rotasına nasıl dahil oldu, heykeller şehir şehir gezerken izleyiciler tarafından nasıl karşılandı? İşte tüm bunları, lale kızlara ruh veren sanatçı Sultan Adler ile konuştuk…

Ters Lale heykelleri Anadolu yollarında…
Şanlıurfa, 2024

Almanya’da doğmuş, eğitim almış bir sanatçı olarak seni Anadolu’ya çekip götüren ilk günlerden biraz bahsedelim mi?

Tabi ki. Yüksek lisansım sırasında halı üzerine araştırmalar yaparken kültürümüz hakkında daha fazla bilgi edindim ve zengin Anadolu kültüründen beslenmeye başladım. Almanya’da doğmuş ve eğitim almış biri olarak amacım, kültürümüzün sanatsal köklerini çağdaş sanata aktarmaktı. Mesela, “Boş Alan Halı Projesi” adlı konsept sanat halı projem, halıcılık eğitimime ve konuya olan ilgime dayanıyor. Bu proje New York Times’a çıktı ve Bremen Kunsthalle Müzesi Koleksiyonu’na dahil edildi. Dünyaya sanatçı gözüyle bakan, yaptığı işe ve sanata aşık, sürekli kendini aşmaya çalışan, mevcut soruların ya da yeni soruların peşinden gitmek için her gün her şeye yeniden başlayan bir sanatçıyım.

Son dönem resimlerinde sık sık ters lale figürünü kullanıyorsun. Heykelini yapma fikri nasıl doğdu?

Ters laleyi keşfedip, hikayesini araştırdığımda beni çok etkiledi. Anadolu’nun kadını, ağlayan gelini… Mavi serim tamamen ters lalelere adanmış bir seri. ‘Bu kültür mirasını çağdaş düzeye nasıl ulaştırırım?’ diye düşündüm. Ters laleler 3 boyutlu nasıl olurdu? Bu soru her zaman vardı aklımda. Hatta 3 yıldır bu soruyla yaşadım, çok denemeler-çizimler yaptım. Önce hamurla bir form yaptım. Her defasında bu formu biraz daha büyüttüm. Sonra sonra içime sindi ve heykele dönüştürme fikrine kendimi ikna ettim. Resim ve heykel farklı disiplinler olsa da, sonuç olarak aynı yere götürüyor sizi: Hayal ettiğinize.

Ters Lale heykellerinin kültür yolu projesine dahil olma sürecinden bahseder misin?

Kültür Bakanlığı’na sunduğum projede resimlerimin yanı sıra, Lale Kız heykelleri de vardı. Çok hızlı bir dönüş oldu. Lale Kız heykelleri çok beğenilmiş ve Kültür Yolu Projesi’ne dahil olmasına karar verilmişti. Aldığım bu haber ile çok mutlu oldum ama zaman çok sınırlıydı.

Yapım aşamasından bahseder misin?

Önce formlar hazırlandı, sonra da gece gündüz nefessiz bir boyama süreci. Zamanla yarış sonunda sarı, kırmızı ve mavi tonlarında 3 Lale Kız yola çıkmaya hazırdı sonunda. Ve böylelikle Lale Kızların Anadolu yolculuğu başlamış oldu.

Adler’in ters lale heykelleri Anadolu yollarında…
Nevşehir, 2024

Önce Şanlıurfa, sonra Van ve Nevşehir var. İlk izlenimlerin nasıl?

İlk durak Şanlıurfa’ydı. İlgi harikaydı. Özellikle çocuklar ve kadınlar çok sevdi Lale Kızları. Fotoğraf çektirmek isteyenleri gördükçe ben de çok mutlu oldum. Üzerine çıkmaya çalışanlar hariç, yaşadığım her andan büyük bir keyif aldım. Van’ı ise ilk kez gördüm. Akdamar Adası muazzam, kilisesi, hikayesi… Kapadokya ise muhteşemdi. Hepsi ayrı ayrı çok ilgi çekici. Ben de ‘Lale Kızlarla’ önce Şanlıurfa’da, sonra Van ve Nevşehir’de olmaktan son derece mutlu oldum.

Adler’in ters lale heykelleri Anadolu yollarında

Akdamar’da baş keşişin kızı Tamara’nın adanın çobanına aşık olması gibi, bakarsın Lale Kızlar da aşık olmuş…

Neden olmasın! Ters lale, biçimsel olarak zarif bir kadın silueti zaten. Lalenin üzerindeki yapraklar, saçları. Narin, zarif bir kadın duruşu bu. Tıpkı Tamara gibi. Bakarsın Lale Kızları da özgürleştirir, proje sonunda daimi olarak adaya bırakırız! Doğrusu orada yaşayacakları aşkları uzaktan izlemeyi çok isterim.

Bu kadar etkilendiğine göre, Akdamar Adası’nı biraz daha konuşabiliriz…

Akdamar doğal güzelliğinin yanı sıra, var olan tarihi yapıları ile zaten bir açık hava müzesi. Öyle ki, Lale Kız heykellerim, o büyüleyici alana usulca sokuldu ve orayla kısa sürede bütünleşti. Bir zaman sonra sanki hep oradaymışlar gibi hissettim. O bölgede yetişen bu özel çiçeğin, hemen kendi doğasına ayak uydurması gibiydi.

Baktığınızda deniz ortasında belki on binlerce yıllık bir ada, onun üzerinde yüzlerce yıllık bir kilise ve ters lale heykelleri. Yani bir yandan tarih, bir yandan yapı olarak dönemin ruhunu yansıtan bir mabet, öte yandan modern bir anlayışla yapılmış ya da yorumlanmış ‘Ters Lale’ler. Bütün günümü adada geçirdim. Hiç ayrılmak istemedim. İstanbul’dan sonra adanın sakinliği, Van Gölü’nün maviliği bana çok huzur verdi. Bugüne kadar beni en çok heyecanlandıran ve mutlu eden sergilerden biri oldu. Bu yüzden de çok mutluyum.

Eserlere ilgi nasıldı? Neler gözlemledin?

Orada, heykellere ilgi gösterenlerin “ben bu çiçeği biliyorum” bakışı, anlatışı; aldığım en güzel teşekkürlerdendi. İnsanımızın sanata olan ilgisi beni ayrıca mutlu etti. Umut ediyorum ki heykellerden biri, bir gün Van’da kalıcı olarak sergilenir. Bunun kıymetli olduğunu düşünüyorum. Bu çağdaş bir form. Ters Lale zaten bu coğrafyayı kendine yurt edinen bir çiçek. Yani doğa ve coğrafya olarak da buna uygun. Böylelikle hem gerçek bir lale, hem de çağdaş bir forma sokulmuş ters lale heykelinin aynı şehirde, aynı coğrafyada bulunması bu sergiyi daha da özel kıldı. Umarım kültür yolu boyunca benzer duygular yaşarım.

Ters Lale heykelleri Akdamar Adası’nda…
Van, 2024

Bu yolculukta seni en çok şaşırtan ne oldu?

Sayıları az olmamakla birlikte; kendi bölgesinde yetişen, üzerine titrenen, koparılması yasak ters laleyi bilmeyen insanlarla karşılaşmak! Ama onlarla tanışmak, sohbet etmek de iyi oldu aslında. Bir şekilde ters lale ile tanışmaları için aracı oldum. Bu da beni hem şaşırttı hem de çok mutlu etti.

Sultan Adler, Kürşat Okutmuş
Atatürk Kültür Merkezi
Kültür Yolu Festivali Açılış Programı
2024, Eylül

Şanlıurfa, Van ve Nevşehir’in ardından, daha Diyarbakır, İstanbul ve Antalya var. Lale Kızlar proje kapsamında Türkiye’yi geze dursun, Sultan Adler’in yolculuğunda sırada ne var?

Bu arada İstanbul sergi tarihi de belli oldu. Yeni Lale Kız heykellerim, 28 Eylül itibariyle Atatürk Kültür Merkezi önünde olacak. Bu vesileyle İstanbullu sanatseverleri AKM’ye davet ediyorum aracılığınla. Sırada ne mi var? Umarım çok çok güzel şeyler vardır! Ama galiba sırada, heykellerimi resimlerim ile bir arada sergilemek var.

Kürşat Okutmuş

Journalist Author.
TV News Editor.

Düşünceni Paylaş

Your email address will not be published.

Önceki Hikaye

Sıra dışı hikayelerin ortasında: Atölye Hane

Sonraki Hikaye

“Bir şeyler değişsin diye tiyatro yapıyoruz”

Söyleşi