/

‘Popüler olmam, sisteme bağlı’

Dolmabahçe’de buluşmak, ikimizi de iyi gelmişti… Konserden konsere koşmuş, Haluk Levent’i de geçerek Türkiye sınırları içerisinde en çok konser veren müzisyen olmuştu. Buna rağmen hala popüler değildi!

Bir muhalifle buluşacaktım. Hava serindi. Dolmabahçe’de buluşmak, ikimizi de iyi gelmişti… Konserden konsere koşmuş, Haluk Levent’i de geçerek Türkiye sınırları içerisinde en çok konser veren müzisyen olmuştu. Buna rağmen hala popüler değildi!

Piyasa kurallarına boyun eğmemekte kararlı birini buldum karşımda. Açık sözlü ve yürekliydi. İlk izlenimlerim bunlar. Diğerleri aşağıda…

  • Popüler olamama hali… Sohbete başlamak için iyi bir konu…
  • Benim için popülerlik insanlar ile bir araya gelmek, birlikte olmak demek. Ama evet popüler değilim! Kendi sevenlerini kendisi oluşturan bir müzisyenim. Buradan bakınca ilginç biriyim galiba!
  • En son rakamlara baktım, yılda ortalama 200 konser… Popüler olmayan biri için ciddi bir performans…
  • Bu noktada çok mutluyum; çünkü kimseye borçlu değilim. Herhangi birinden yardım isteyip belli bir noktaya gelmek için çabam olmadı. Yılda yaklaşık 200 tane konser veriyorum ve bu Türkiye’de bir rekor.
  • Haluk Levent ne diyor bu duruma?
  • Haluk Levent’le son altı aydır yarışıyorduk, sonrasında o koptu benden. Bu gidişle arayı daha da açarım diye düşünüyorum!
  • Muhalif olmanın gücü mü diyelim buna…
  • Türkiye’deki kamuoyu beyaz cama bakar, gördüklerini bir takım hareketler içerisinde değerlendirir ve aktarır. Piyasada oturtulmuş kumpaslara, ölçülmüş biçilmiş kamuoyu değerlendirmelerine bakmıyoruz. Bu durum bizi, dinleyici ile birebir ilişki kurmaya itiyor ve bu da konserler sayesinde oluyor. Yaptığım müziği özgür protest olarak adlandırıyorum. 70’lerden beri var olan bir tarz. Popüler ve pop müzikle etkilendi bir ara. Ben o etkiyi dışarıda tuttum. Karakaşlar, ela gözler, sarı saçlar yok. Mesela aşkı anlatırken biçime takılmıyoruz, aşka bütünüyle bakıyoruz.
  • Değerleri korumak isteği bir anlamda bu…
  • Evet. Türkiye’nin kendine özgü değerlerinin mutlaka korunması gerektiğine inanıyorum. Dünyada bugün tarifi hala yapılamayan küreselleşme akımının geleneksel değerlerimiz üzerinde çok ciddi bir tahribat oluşturduğunu düşünüyorum. Şarkılarımız, bu gölgelemeye karşı belli bir tavırdan çıkıyor.
  • Sadece şarkıya yansıtmak yeterli mi?
  • Değil. Muhalif biri olmanın toplumsal yaşam içerisinde bir izdüşümü var. Bunu yaşamanız gerekir, öyle bedavadan muhalifim demek, işte ben fark ettim takılıyorum demekle olmuyor.
Ahmet Şafak
  • Şarkı sözlerine bakıyorum: Aşk Militanı, Döneriz Elbet, Dağlar Yürür…
  • Güzel bir albüm oldu. Dinle mutlaka! Aşk yağar İstanbul’a dedik. Çünkü İstanbul sadece bir kent değil. Türkiye’de müziğin felsefesine inme gibi bir derdimiz yok genelde. Ben bu kalıbın dışına çıkmak istiyorum. Popüler müzikte olduğu gibi insanlara düşünmek yerine, birilerine adapte olmayı, uyum sağlamayı öğretmek, önermek gibi amacım yok.
  • Ülkücü Sanatçı… Bu tanımlama bir avantaj mı, sakıncaları var mı?
  • Kamuoyu önünde ideolojimizi deklare etmenin ciddi bir handikapı var. Peki bunu gizlemek soylu bir davranış mıdır? Hayır! Ben o zaman ülkücüyüm. Ve biraz açmak gerekirse, ülkücülük kavramına artık dünyevi bakıyorum. O kavramın içerisine Hegel’ide koyuyorum mesela. O da, ülkücülük anlayışımın küresel kaynaklarından birini kapsıyor.
  • Hegel ile açılmışken, sürdürelim… Ahmet Şafak, geniş coğrafyadan kimleri dinler, sever?
  • Düne kadar kendi sınırlarına hapsolmuş bir Ahmet Şafak vardı. Ama zamanla açılıyor insan. Bir Sting var mesela, sesinden etkilendiğim Celine Dion var sonra. Dion ile düet yapmak isterdim doğrusu.
  • Yalnız Kurt… Seni daha geniş kitlelere tanıtan albüm oldu… Doğru söylüyorum değil mi?
  • Doğru. Her kesimden ilgi gördü. Konser tekliflerinin çeşitlendiğini ve o albümden sonra arttığını söyleyebilirim.
  • Ve adın ‘Yalnız Kurt’ olarak kaldı…
  • Ben de sevdim. Memnunum yani. Kendimi ifade etmek istediğimde, bulabildiğim en güzel kelime bu. Sonra baktım ki sadece ben değilim, dünyada, Türkiye’de milyonlarca yalnız kurt var. Dinleyicilerimin, konserlerime gelenlerin büyük çoğunluğu da onlar.
  • O kadar kalabalığa girince, “yalnız kurt”luktan çıkmaz mı insan?
  • Bir araya gelip, biraz olsun uzaklaşıyoruz yalnızlıktan… Sosyalleşiyoruz, fena mı!
  • Sohbete, popülerlik konusu ile başlamıştık, istersen onunla bitirelim… Özetlersek Ahmet Şafak’ın albümleri çok satıyor, en çok konser veren isimlerden biri ama şöhret değil!
  • Evet, güzel özetledin. Eskiden müzik dünyasını gazinolar temsil ederdi. Gazino patronları o dünyanın şöhretlerini belirlerdi. Şimdi artık TV’ler yapıyor bunu. Hayatımın hiç bir döneminde popüler olmayacağım. Buna eminim. Benim popüler olmam demek sistemin kökten değişikliğine bağlı. Olur da bu sistem bir gün bozulursa ben de o zaman belki meşhur olurum.

Kürşat Okutmuş

Journalist Author.
TV News Editor.

Düşünceni Paylaş

Your email address will not be published.

Önceki Hikaye

‘Ben de Zazaca isterim’

Sonraki Hikaye

‘Şarkı sözünün Orhan Veli’si olacaktım’

Müzik