Siz hiç sessizliğin sesini duydunuz mu? Bir deneyin. Çevrenizdeki sesleri bir süre dinleyin. Kulaklarınızda bütün eşyaların; sokaktaki arabaların, insan ya da rüzgarın sesi yankılansın. Sonra, dönün her şeyi ama her şeyi kapatın. Bir ses duyacaksınız. Sessizliğin sesi… Ve ardından bir çığlık… Binlerce çığlık… Kendi çığlıklarınızı, yanı başımızdaki çocuklarınızın, eşinizin çığlıklarını da bu çığlıklara ekleyin. Ve yıkılan duvarların üzerinize gelişini, binaların çıkardığı büyük çatırtıyı duyun… Aradan yıllar geçse de unutamadığınız o uğultuyu bir kez daha hissedin… Deprem!
O acı günün üzerinden tam 2 yıl geçti. Düzce’de sokakları arşınlıyorum. Hâlâ yıkılmaya çalışılan binalardan dağılan toz bulutu ve sis fotoğrafa izin vermiyor. Derken kemani Ferdi geliyor. Ferdi’nin hayat hikayesi oldukça ilginç. Soyadı da “Keman” olan bu depremzede ailede dededen toruna neredeyse herkes müzisyen. Keman, acı ve hüzünlü bir şehre, aynı duygularla hitap edebilecek bir enstrüman. Ferdi bildiği en güzel notalarla yanımızda keman çalıyor ve biz de onun notalarında Düzce’yi geziyoruz.
Umut mu? Oda ne?
Aradan iki yıl geçti ama Düzceli hâlâ aynı korkuyla yaşıyor; iki katlı evlere girilmiyor, en küçük bir seste dahi kendini açık araziye atıyor ve psikolojik problemlerle mücadele ediyor. Henüz hayatın idamesi için gereken çabalar, kendine gelme seanslarının önüne geçmiş değil anlayacağınız. O acı hatıranın üstünden iki yıl geçmesine rağmen hâlâ yıkılan ve yıkılmayı bekleyen binalar var Düzce’de; toz bulutları gözlere ve makine uğultuları şehrin bütün kulaklarına hakim diyebiliriz!
Yüzlerce kayba, binlerce acıya rağmen hâlâ vicdansızlığın peşinde olanlar yok değil. Üç kattan fazlasına izin vermeyen yeni imar yasasına rağmen, yol boyunca çatlakları doldurtulmuş, kat azaltmasına gidilmemiş kıymet biçilemeyen (!) problemli yapılarının başında satacakları ya da kiralayacakları insanları bekleyen bina sahipleri var Düzce’de. Yaşananlar yetmemiş olacak ki, herkes bildiğini okuyor hala!
Kira korkusu hakim insanlara
Hoşgeldin diyen yorgun yüzler, bir açıklama bekliyor. “Depremin ikinci yıl dönümü geldi” diyoruz, gülerek arkalarını dönüp söylene söylene uzaklaşıyorlar: “Bir de depremin yıl dönümü çıkmış iyi mi!”
Eski Düzce, yani merkezdeki durum işte böyle; vakit kaybetmeden prefabriklere yöneliyoruz. Bu küçültülmüş hayatlar, öbek öbek dağılmış durumda dört bir tarafa, kimi mavi, kimi yeşil… Renklerle kurtarılmaya çalışılan küçültülmüş hayatların arasında saatlerce geziniyoruz ama hayat belirtisi yok kadar az. Ta ki prefabrik kahvehanelere ulaşana dek! Herkes buraya sığınmış. Fabrikada çalışan şanslılar, yeni evliler, işsizler…
Düzce’de asgari ücretin üzerinde iş bulmak neredeyse imkansız! Fabrikalar her ay işçi çıkarıyor; çünkü çok daha düşük maaşlara razı olacak yüzlerce işsiz var etrafta. Prefabriklerde soba yakılmasına izin verilmiyor. Tüm ihtiyaçlar için elektrik kullanılıyor. Elektrik faturaları haliyle kabarık, 4 ayda bir gelen su faturaları da öyle.
Yeni Düzce jelatinli bir şehir adeta
Depremden önce ev sahibi olanlara kalıcı konutlar teslim edilmiş ama halk hâlâ korkuyor bu yeni evlere girmekten. 3’er ve 5’er katlı yapılardan oluşan yeni Düzce, yeni bir yaşam vadediyor. Yeşil alanlar, yürüme parkurları, oturma grupları, ormanlık alan göz kamaştırıyor. Ama kimse gitmeye niyetli değil… Uzak oluşu, aidat korkusu şimdilik uzak tutuyor insanları yeni Düzce’den. Kalıcı konutlardaki yeni evini satmak ya da kiralamak isteyenlerin sayısı ise oldukça fazla.
Türkiye'deki güncel fotoğraf ve mercek tabanlı sanata dair tematik bir anlatı sunmayı amaçlayan "Panorama: Hayaller…
Berlin'de Türk gecesi! Berlin Film Festivali’nde İlker Çatak’ın ‘Sarı Zarflar’ filmi, ‘Altın Ayı’ ödülünü kazandı.…
Doğa, keşif ve sadeliğin yanı sıra deneyime de önem verenlerin Karadeniz'de yeni rotası Loidevilla, bir…
Melik Kuru’nun yazıp yönettiği "İsimsiz Eserler Mezarlığı", Tallinn Black Nights Film Festivali’ndeki dünya prömiyerinin ardından…
Emin Alper'in son filmi ‘Kurtuluş’, dünya prömiyerini 76. Berlin Film Festivali’nin Ana Yarışma bölümünde gerçekleştirdi.…
İlk kez düzenlenen "Sanat Tarihi Derneği Ödülleri 2025" sahiplerini buldu. Sanat tarihi ve temas hâlindeki…