İsveçli akademi üyeleri 2021 yılı Nobel Edebiyat Ödülü’ne ‘Kültürler ve kıtalar arasındaki uçurumda sömürgeciliğin etkilerini ve mültecilerin kaderini uzlaşmaz ve merhametli bir şekilde ele alması nedeniyle’ roman yazarı Abdulrazak Gurnah’ı layık gördü.
73 yaşındaki yazar, 10 milyon İsveç kronunun (Yaklaşık 1 milyon 140 bin Amerikan doları) sahibi oldu.
Abdulrazak Gurnah kimdir?
1948’de Doğu Afrika kıyısındaki Zanzibar’da dünyaya gelen Gurnah ilköğrenimini İngiliz okullarında tamamladı, çocukluğunda gittiği Kuran kursunda Arapça öğrendi.
Svahili dili anadili olan 73 yaşındaki Gurnah, gençliğinde Zanzibar Ayaklanması’na (1964) ve sonrasında kurulan sosyalist rejimin çalkantılı yıllarına tanıklık etti. 1968’de İngiltere’ye gitti. Yükseköğrenimin Kent Üniversitesi’nde tamamladı. Doktora tezinde (1982) kolonyal söylemin Doğu Afrika, Karayip ve Hindistan edebiyatındaki izdüşümlerini analiz etti. Postkolonyal edebiyat alanında uzmanlaştı.

İlk romanı Memory of Departure’da (Ayrılışın Hatırası, 1987) Afrika’da geçen gençlik yıllarının ardından ülkeyi terk eden Hassan karakterinin hafızasında yer eden Afrika imgesini postkolonyal dönemin kimlik sorunları ışığında inceledi.
Pilgrim’s Way (Hac Yolu, 1988), Dottie (1990), Paradise (Cennet’te, 1994), By the Sea (Deniz Kenarında, 2001), The Last Gift (Son Hediye, 2011), Admiring Silence, (Sessizliğe Hayranlık, 2018) kitaplarını kaleme aldı. Gurnah romanları dışında, Salman Rushdie, Anthony Burgess, Joseph Conrad, Vidiadhar Surajprasad Naipaul, Zoe Vicomb gibi yazarlar üstüne edebiyat eleştirileri yazdı, kitaplar hazırladı.
2020’de neler yaşanmıştı?
İsveçli akademi üyeleri 2020 yılı Nobel Edebiyat Ödülü’ne ABD’li şair Louise Glück’ü layık görmüştü. Yapılan açıklamada, Glück’ün, ‘Yalın bir güzellikle, bireysel varoluşu evrenselliğe ulaştıran şaşmaz şiirsel sesi’ nedeniyle ödüle layık görüldüğü belirtilmişti.
Açıklamada, Glück’ün ‘Sarihlik arayışıyla biçimlendirdiği yapıtlarında, çocukluğu, aile yaşamını, ebeveynlerle ve kardeşlerle ilişkileri ele aldığı, bunların, yapıtların merkezini oluşturduğu’ kaydedilmiş, Glück, Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan 16’ncı kadın yazar olmuştu.
78 yaşındaki şair, 10 milyon İsveç kronunun sahibi olmuştu.

2018 ve 2019’da yaşananlar
Akademi, 2018 yılında yaşanan taciz olayları dolayısıyla 2018 ve 2019 Nobel Edebiyat Ödülü’nü birlikte takdim etmişti. 2018 Nobel Edebiyat Ödülü ‘Öyküsel hayalgücü ile beraber ansiklopedik bir tutkuyla sınırları aşmayı yaşam biçimi olarak temsil eden’ Polonya’lı yazar Olga Tokarczuk’a verilmişti.
2019 Nobel Edebiyat Ödülü ise ‘Edebi hüneri ile insan deneyiminin sınırlarını tecrübe etmesi’ sebebiyle Avusturyalı yazar Peter Handke’ye takdim edilmişti.
Nobel Edebiyat Ödülü 114 Kez verildi
Nobel Edebiyat Ödülü, 1901-2021 yıllarında 114 kez verildi. Toplam 118 kişiye layık görülen ödüllerden 4’ü 2’şer yazar arasında paylaştırıldı.
2006’da Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Orhan Pamuk, Nobel alan ilk Türk yazar oldu.
Türkçede 6 kitabı var
Halen Kent Üniversitesi’nde İngiliz edebiyatı profesörü olarak görev yapan Gurnah’ın bugüne kadar altı kitabı Türkçeye çevrildi.
Kumdan Yürek
1960’ların Zanzibar’ından 1990’ların Londra’sına uzanan yürek parçalayıcı bir sürgün, göç ve ihanet hikâyesi. Anne-babasının geleneksel Zanzibar toplumunda ayrı olmalarına anlam veremeyen Salim, sır ve kâbus dolu bu dünyadan amcası Amir’in yardımıyla uzaklaşıp Londra’ya yerleşir. Ama Londra, umduğu gibi bir cennet olmaktan çok uzaktır. Shakespeareyen bir sırrın etrafında örülen ‘Kumdan Yürek’le ilgili Kamila Shamsie “Sınıf, cinsiyet ve aşkın iktidar ilişkilerine bağımlılığını yürek burkucu bir şekilde gösteren bir şaheser” yorumunu yapıyor. (Çevirmen Mehmet Deniz Öcal, İletişim, 2021)
Sessizliğe Hayranlık
Etnisite, ırk, cinsiyet ve ulus meselelerini çokkatmanlı bir anlatıyla ele alan bir başyapıt olarak nitelendirilen romanın sessiz ve isimsiz anlatıcısı, üniversite öğrenimi için geldiği İngiltere’de yerleşip aile kurmasına karşın yıllardır aidiyet sorunu yaşıyor. Bu sorunu anavatanı Zanzibar’a dönerek çözmeyi dener ancak karşılaştığı ruhsal ve manevi engellerle birlikte sorunun mekânla veya coğrafyayla sınırlı olmadığını anlayacaktır. (Çeviren Müge Günay, İletişim Yayınları, 2021)
Deniz Kenarında
Zanzibar’dan sahte bir pasaportla kaçıp İngiltere’ye sığınma talebinde bulunan Salih Ömer’in etrafında gelişen’Deniz Kenarında’, göç deneyiminin yol açtığı kimlik karmaşası, aşk, ihanet, aidiyet sorunu ve kültürel etkileşim üzerine sarsıcı bir roman. Amitav Ghosh’ın romanla ilgili yorumu şöyle: “Gurnah’ın çağımızın en önemli seslerinden biri olduğunu kanıtlayan zengin, etkileyici ve hakikat dolu bir roman.” (Çeviren Müge Günay, İletişim, 2021)
Son Hediye
İngiltere’de yaşayan bir Afrikalı göçmen olan Abbas, yakalandığı hastalığın ardından geçmişini sorgulamaya başlar. Abbas’ı bir hikâye anlatıcısına dönüştüren hastalık süreci, yıllardır eşi Meryem ve çocuklarından sakladığı büyük sırrını da ortaya çıkartır. ‘Son Hediye’, cesur bir hikâye anlatıcısı olmanın insanın yakınlarına verebileceği en büyük hediye olduğunu gösteren çarpıcı bir yüzleşme anlatısı. (Çeviren Müge Günay, İletişim, 2017)
Terkediş
Kolonyalizmin bireysel ve siyasal düzlemdeki sonuçlarını üç neslin birbirine örülmüş hikâyeleri üzerinden anlatan bir insanlık epiği. 1899’da çölde yolunu kaybeden ve yaralı halde Doğu Afrika sahilindeki bir şehre varan İngiliz seyyah Martin Pearce, bölge esnafından Hasanali’nin ve güzeller güzeli kardeşi Rehana’nın yardımıyla hayata döner. Gurnah, Pearce ile Rehana’nın hikâyesini üç kuşağın ortak yazgısına ustaca bağlıyor. (Çevirmen Müge Günay, İletişim, 2016)
Cennet
Peter Sherwood’un romanla ilgili yorumu şöyle: “Abdulrazak Gurnah’ın ustaca yazılmış romanı ‘Cennet’ birçok bakımdan, Avrupalıların pek tutmadıkları Doğu Afrika’nın karmaşık kültürünü derinliğine tanımak için çıkılmış bir yolculuk gibi: Karanlığın yüreğiyle bir yüz yüze geliş.” (Çeviren Abbas Ören, Adam Yayınları, 1998)






