Türk ve dünya edebiyatına damga vuran, özgürlüğün ve umudun şairi Nazım Hikmet Ran, ‘120. Yaş Gününde Bilinmeyen Yönleriyle Basın Nazım’ adlı sergi ile anılıyor. Sergide, usta şairin daha önce hiçbir kitabında bulunmayan ve 1925 yılında yazılan şiiri de yer alıyor.
Usta şair Nazım Hikmet Ran’ın, 120’nci doğum günü için basına yansıyan belgeleri ve görüntüleri içeren, çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlanan ama kitaplarda yer almayan şiir ve yazılarından oluşan sergi Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu.
Yaklaşık 3 yıl süren çalışmalar sonucu hazırlanan 120. Yaş Gününde Bilinmeyen Yönleriyle Basın Nazım sergisinde, usta şair hakkında araştırmacıların dahi bilmediği şiiri de gün yüzüne çıktı. 1925 yılında Orak Çekiç Gazetesi’nde ‘Destancı Arkadaş’ ismiyle yayımlanan ve o dönemde bulunan gazetelere karşı eleştirilerin yer aldığı şiir, Nazım’ın hiçbir kitabında bulunmuyor.

Sergi 15 Şubat’a kadar açık
Araştırmacı Deniz Dalkılınç ve Küçükçekmece Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Güney Özkılınç arşivinden, usta şair Nâzım Hikmet’in bilinmeyen şiir ve yazıları, 15 Şubat’a kadar görülebilecek.
Sergi hakkında detayları paylaşan Küçükçekmece Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Güney Özkılınç, şairlerin yaş günlerinin büyük öneme sahip olduğuna dikkat çekti.
Sergide bilinmeyenlerin ağırlık olduğunu dile getiren Özkılınç, “Bunun yanında Nazım Hikmet’in bazı fotoğrafları ilk kez bu sergide yer alacak. Yurt dışında yayınlanmış bazı kitaplarına da yer verdik. Nazım Hikmet’in 1950’li yıllara ait daktilo edilmiş şiirlerini bulduk. Bunu da bir sahaftan elde ettik” dedi.

Nazım Hikmet’in şu ana kadar yayınlanmış hiçbir kitabında bulunmayan ‘Gazetelerin Destanı’ adlı şiirin de bu sergide okuyucuyla buluştuğunu paylaşan Özkılınç, “Sadece okurlar değil, Nazım Hikmet araştırmacılarının dahi bilmediği bir şiir. Onlarla da görüştük ve bu şiiri ilk kez gördüklerini söylediler. Bu serginin böyle bir armağanı da oldu. Nazım Hikmet o zamanlar Orak Çekiç adlı gazatede yazıyor ve onunla birlikte gazetelere bir eleştirisi var. O yıllarda yayınlanan Nevhid, Tanin gibi birkaç gazeteyi eleştiriyor. Birçok gazeteye eleştirisi var ve kendi yazdığı gazeteyi ise halkın yanında bir gazete olarak betimlemiş. Diğer gazeteleri de çeşitli sınıfların, katmanların gazetesi olarak nitelemiş” diye konuştu.
İşte o şiir:
Gazetelerin Destanı
Aldı Nevhid:
Tevhidime dikkatli bakın;
Ben durmak isterim ağzına halkın
Softaların sarığından bir gelir.
Bana derler Hacı Hafız Molla Velid.
Hoca, muhtar, imam, çömez bana
hepsi mürid.
Tevhid-i efkara benim bir perdedir.
Ben nerdeysem irtica o yerdedir.
Aldı Tanin:
Bana derler Taninci Cahid,
Bulamaz Osmanlı Bankası
Benden daha arslan mücahid.
Çok yakın dostumdur tramvay şirketi,
Amelesinin kemiği benim, onundur eti.
Bana derler Cavid’in kardeşi Cahid,
Duyun-ı Umumiye uğrunda kan döken
mücahid.
Aldı Cumhuriyet:
Karilerimin hepsi Efendi, Bey, Paşa,
Fakat işçinin de dostu benim ben,
Yaşa İş Bankası sen bin yaşa!
Aldı Vatan:
Selanik bankasıdır vatanım benim,
Kaseme bal şurup katanım benim,
Amerikan sermayesidir bugün,
Boynuma sarılıp yatanım benim.
Aldı Orak Çekiç:
Efendiler yorulmayın hiç,
İşçinin çiftçinin gözü açıldı,
Etrafa ateşten bir nur saçıldı,
Çıktı meydana Orak Çekiç.
Vurdukça sırtınızdaki altın dolu kambura,
Döndürecek sizi bir yamalı kalbura,
O ne bir bankaya ne bir patrona mülazımdır
Bizimdir Orak Çekiç, bizimdir.
Destancı Arkadaş
