2025 Nobel Ödülü Krasznahorkai’nin Oldu

2025 Nobel Edebiyat Ödülü, Macar yazar László Krasznahorkai’ye verildi. Nobel Komitesi, ödülün “kıyametvari bir dehşetin ortasında bile sanatın gücünü yeniden teyit eden, etkileyici ve vizyoner bir külliyat” ortaya koyduğu için Krasznahorkai’ye verildiğini açıkladı...

Her satırında zarif bir derinlik: Bilge Karasu

Kütüphanemde, zihnimde, yazıya/öyküye sevgimde özel bir yeri olan Bilge Karasu anılıyor Aynalı Geçit’te. Konuşmaları kaçırdım ama sergiyi gezme imkanım oldu. Günlükleri, daktilodan çıkmış metinleri, mektupları…

İyi ki doğdun Orhan Veli…

Duruluğu, sadeliği, dizeleri, sokağın sesi, hüznü ve sevinci... Hemen herkesin hayatına dokunur, herkes ondan bir şeyler bulur kendisinde... Bugün doğum günü... Kutlu olsun; iyi ki doğdun Orhan Veli…

Gözüne Dünya Kaçan Adam: Özdemir Asaf

Şıklığın, nezaketin diğer adı; en duygulu şiirlerin şairiydi Özdemir Asaf.... Lavinia, Çiçek Senfonisi, Benden Sonra Mutluluk ve Yalnızlık Paylaşılmaz adlı kitapların da aralarında olduğu çok sayıda esere imza atan şairin vefatının üzerinden 41 yıl geçti...

Sunay Akın’dan Şiirli Yastık

Şiirli Yastık... Sunay Akın’ın, kurtuluş mücadelesindeki yerleri eşsiz tıbbiyeli çiçeklerimizi, Nâzım’ı, Orhan Veli’yi, Deniz’i, Halet Çambel’i, cesaret ve dirençleriyle insanlığa adanmış daha pek çok yaşamı özenle ve sevgiyle işlediği yeni eseri...

Bir Karacaoğlan rahatlığı; Cahit Külebi

Eserlerinde yurt, insan ve doğa sevgisini işleyen, öte yandan çocukluk ve gençlik yıllarını geçirdiği Niksar, Tokat ve Sivas yörelerinden anılarında kalan izlenimleri kaleme alan Cahit Külebi, vefatının 24. yılında anılıyor...

Sokağın ve hayatın yazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın edebiyat sahnesine çıktığı romanı Şık, yeniden yayımlandı... 19. yüzyıl sonu İstanbul’unun birçok rengini önümüze seren bu küçük roman, ibretlik ve eğlenceli hikâyesiyle her dönemde okunmayı hak ediyor...

Büyük bir derya: Haldun Taner

Ondan geriye büyülü sözcüklerinin ruhu kaldı. Şimdi onlar oturuyor yanı başımıza. Ve taptaze oyunları. Türk edebiyatının önde gelen yazarlarından, Türkiye'de epik tiyatro ve kabarenin öncüsü olan Haldun Taner'in aramızdan ayrılışının 35'inci yılı...

/

Yazının beşiğini müzik sallıyor

Cemal Süreya halk türkülerini sevmeyenlerin şair olamayacağını söyler; çünkü en neşeli şarkıların bile mutlaka hüzün taşıdığına, en acı türkülerin ise umut aşılayabileceğine inanır. Şairin bu yaklaşımından yola çıkarak, yazarlara müzik ile mesailerini sordum...

Kalemiyle bir devri yazdı: Ahmet Rasim

Yazar ve gazeteci Ahmet Rasim’in eserleri yeniden edebiyatımıza kazandırılıyor. Araştırma çalışmalarında 800’ü aşkın süreli yayın ve 117 bin nüsha incelendi. 30 cilt olarak okurla buluşturulması planlanan külliyatın ilki ise “İlk Sevgi” adıyla yayımlandı...

İnsan yıkıcılığının sınır tanımazlığı üzerine

İnsanlığı, hem yapan hem bozan bir varlık olarak, kurnazlığıyla nam salmış bir hayvanın gözünden anlatan kitap; “sözde” girişimlerle koruma altına alındığı yinelenen doğal yaşamın planlı bir şekilde nasıl katledildiği gerçeğine ışık tutuyor...

/

Camon: Zenginleştikçe kaybedeceksiniz!

Camon’la Türkçe’ye çevrilen ilk kitabı ‘Balinaların Şarkısı’ aracılığı ile tanışmış, sohbetimizi kitabın dışına taşırarak uzun bir döneme yaymıştık. Türkiye’ye karşı ilgiliydi. Bu süreçte dostluğumuz ilerledi ve İtalyan ihtiyardan Avrupa’ya dair geniş izlenimler edindim...

/

Annesinin izinde bir sultan

Annesi Selma Sultan’ın tutsak büyüdüğü Çırağan Sarayı'nda buluştuk Kenize Murad’la. Bir şeylerin izini sürebilmek için; duvarlardan, kapılardan yardım ister gibiydi. Kimi zaman duygulandı, gözleri doldu… Kimi neşelendi, bu durumun keyfini çıkardı…

/

Grange bizden birilerini yazıyor

Dingin, sakin görünse de öyle biri değil Grange. Sürekli zihninde bir şeylerin izini sürüyor gibi. O çözülmemiş problemlerin peşindeyken, bir yolunu bulup onu yakalamak, sıkıştırmak, cevap almak hayli zor iş!

/

Salacak’ta kıyıya vuran devrik başkan

Şair Sunay Akın’la sisli bir cumartesi sabahı, Salacak'ta buluştuk. Gün boyu o anlattı, ben ha bire notlar aldım. Ceplerim gizemli hikayeler ile dolup taştıkça, İstanbul daha da güzelleşti gözümde. Bu büyüleyici kenti biraz olsun tanıyor olmak, ne keyif ama!

8 Yıl sonra Empedokles’in Dostları

Amin Maalouf, bu kez geleceğe yönelik bir kurguyla selamlıyor okuru. Yarı distopik bir dünya çiziyor. Platon’un mağarasından çıkıp Empedokles’in Dostları’yla tanışmaya davet ediyor...

/

İnci gibi yükseliş

Romanının ilk 80 sayfasını yayınevine götürüp, 250 bin sterlin avans aldığı günü unutamıyor. Ki, kitap çıktıktan sonra yayıncısını mahcup etmeyecekti. Sonrası bir iplik söküğü gibi zaten. Başarılar “inci gibi” dizildi ardı sıra…

/

Gün ağarmasa

Gün Ağarmasa; bir dönem kendini dünyayı kurtarmaya adamış, o uğurda bedeller ödemiş, geri kalan yıllarında hayattaki yerini aramakla geçiren bir devrimcinin, hatta bir kuşağın hikayesi…