Işığa açılan derin koridor: İlhan İrem

Anlasana ve Olanlar Olmuş gibi unutulmaz eserlerin de aralarında olduğu çok sayıda şarkıya imza atan, adını efsaneler arasına yazdıran İlhan İrem, 67 yıllık yaşantısına bir çok ölümsüz eser sığdırdı... İşte hayatı ve ölümsüz eserleri…

Son yıllarda verdiği bir röportajda “Dünyanın en özgür, en mutlu ilk gençliğini yaşadım” demiş, çocukluğunu “olağanüstü bir düş, sonsuz bir özgürlük” diyerek özetlemişti. Hayatı boyunca o düşün, sonsuz özgürlüğün peşinden koştu…

1955 yılında doğduğu Bursa’dan bahsediyordu. Rahat ve mutlu bir çocukluktu onun ki. Henüz ortaokul yıllarında evlerinin çatı katında tek başına yaşamaya başladı. Ailesi hiçbir konuda yasak ya da kısıtlama getirmedi. İrem, ailesinin müzik konusundaki en büyük desteğinin bu bilinçli ya da bilinçsiz “özgür bırakma” olduğunu söyler.

Lise yıllarında otoriteyi çok fazla umursamayan, rahat bir gençti. Bir söyleşisinde; “o yıllarda kalabalıklar içinde iken neşeli ve esprili, yalnızken melankolik” olduğunu söyler. Aynı dönemde arkadaşları adına aşk mektupları yazmaya başlamıştı.

Ortaokulda solfej ve şan dersleri almaya başlasa da, müzikle tam olarak tanışması, 1969 yılında okul orkestrasına solist olarak seçilmesi ile oldu. 1970 yılında mensubu olduğu Meltemler Orkestrası, Milliyet Gazetesi’nin düzenlediği Liseler arası Müzik Yarışması’nda Marmara bölgesi birinciliği kazandı. Bu dönemde İstanbul’daki pek çok profesyonel müzik grubundan teklif aldı ancak Bursa’da kalmayı tercih etti.

Aynı kadro ile 1972’ye kadar Bursa Çelik Palas Oteli’nde ve Uludağ diskolarında dans müziği şarkıcılığını sürdürdü.

İlhan İrem sanat hayatında 70’li yılları “romantik dönem” olarak adlandırır. Bu dönemde single plaklar ve romantik hit parçalar üretti.

1973 yılında kendi imkânları ile Diskotür firmasına yaptığı ilk 45’liği “Birleşsin Bütün Eller – Bazen Neşe Bazen Keder” ile beklediği başarıyı yakalayamadı. Plak firmasının bestelerini başka sanatçılara söyletme isteğini geri çevirdikten sonra yapmış olduğu ikinci 45’liği “Yazık Oldu Yarınlara – Haydi Sil Gözlerini” genç sanatçıyı bir anda Türkiye’deki en popüler sarkıcılardan biri yaptı. 1975 yılında yayınlanan üçüncü 45’liği “Anlasana” ile başarısını devam ettirdi.

1976 yılında yayınladığı dördüncü 45’liği, “Kuklacı Amca” şarkısı nedeniyle gelen baskılar sonucunda plak şirketi tarafından piyasadan toplatıldı. 1976 yılında ilk uzunçalar çalışması olan “İlhan İrem 1973-1976” yayınlandı. Havalar Nasıl, İşte Hayat, Son Selam, Ayrılık Akşamı, Sen Bilirsin, Bal Ağızlım gibi her yaptığı 45’lik liste başı oldu. 1973-1981 yılları arasında toplam 10 adet 45’liği yayınladı.

1979 yılında yayınladığı senfonik yapıdaki “Sevgiliye” uzunçaları ile Esin Engin’in aranjörlüğünde ilk defa akademik bir çalışmayla müzik yaşamında yeni bir yola saptı. “Sevgiliye” albümünde ilk defa kendi yazdığı sözler dışında bir Nazım Hikmet şiiri olan “Hoşgeldin Kadınım”ı besteledi.

80’li yıllar pencere albümüyle başlayan popüler kültürden uzaklaşma sürecine denk gelir. Bu dönemdeki eserlerinde toplumsal sorunlara karşı duyarlılığının arttığı gözlemlenir.

İrem bu dönemde -kendi ifadesiyle- 12 Eylül 1980 Darbesi ve ardından gelen “Amerikan-Arap karışımı liberalizm” ile sanatsal ve insani değerlerin yok olma sürecinin başladığını iddia ederek ve buna tepki göstererek sahnelerden geri çekilmeye başladı. Öncelikle yine kendi ifadesiyle “içtenliksiz, soluk, günü yaşayan ve anlamsız kalabalıklar olduğuna karar verdiği insanlardan” ve “ürettiklerinden çok şekillerle ilgilenen popüler kültürden” uzaklaştı. 87’ye kadar sürecek bir inziva için Tarabya’daki evine kapandı. Bu dönemde kendi tabiriyle “kendi içine, iç uzaylarına derin yolculuklar yapmayı” öğrendi.

Müziğe verdiği ara 70’li yıllardaki şarkılarındaki hüzün temasından huzur ve metafizik temalı şarkılara uzanan bir süreci başlattı. Bu süreçte bir rock senfoni yazdı. 1981 yılında askerlik sırasında yaptığı bestelerden oluşan “Bezgin”i yayınladıktan sonra, 1983 yılında 7 yıllık bir çalışmanın ürünü olan 150 dakikalık senfonik rock üçlemeyi, Pencere, Köprü, Ve Ötesi üç ayrı albüm halinde sırayla yayınlandı.

Kesintisiz bir müzikal yapıdan oluşan rock senfoninin ilk albümü olan ”Pencere” yayınlandığı 1983 yılında Altın Plak ödülü aldı. “Pencere”, İlhan İrem’in ”Koridor” ve ”Seni Seviyorum” albümleri ile birlikte pek çok kez “Bütün Zamanların En İyi Albümü” seçildi.

1984 yılında Türkiye’yi Bulgaristan’da düzenlenen Altın Orfe Yarışması’nda temsil etti. Gazeteciler Özel Ödülü’nü kazandı.

1985 yılında üçlemenin ikinci albümü ”Köprü” ve İlhan İrem’in ilk kitabı ”Pencere… Köprü… Ve Ötesi…” yayınlandı. Kitapta İlhan İrem’in Rock Senfonideki müzikal anlatımı kaleme aldığı öykü ve bu öykünün Nuri Kurtcebe tarafından görüntülenmiş çizgileri ile Burak Eldem, İzzet Eti ve Adnan Özer’in İlhan İrem Müziği üzerine kapsamlı bir araştırması yer aldı.

1986 yılında sözlerini yazdığı “Halley” Melih Kibar tarafından bestelendi ve Türkiye’ye Eurovizyon Şarkı Yarışması’nda o yıla kadar alınan en iyi dereceyi getirdi.

1987 yılında üçlemenin son bölümü olarak ”Ve Ötesi” albümü ile “Uzaklarda Biri Var” adlı ikinci kitabı yayınlandı.

1988 yılında “Dünden Yarına”, 1989 yılında “Uçun Kuşlar Uçun” albümleri yayınlandı. Kültür Bakanlığı “Blues For Molla” isimli şarkının albümden çıkartılması koşuluyla “Uçun Kuşlar Uçun” albümüne yayın izni verdi.

Humeyni’nin yazar Salman Rüşdi’ye verdiği ölüm fetvasını hicveden şarkı 29 Ekim 2008 tarihinde Cumhuriyetin 85. Yılında sanatçı tarafından günışığına çıkartılarak radyolara dağıtıldı.

1990 yılında üçüncü kitap olan “Katastrof” (Şiirler) ve “Pencere.. Köprü… Ve Ötesi…” üçlemesi kapsamlı bir konsept olarak tek albüm halinde yayınlandı.

İlhan-ı Aşk albümüyle başlayan ve ardından gelen “Koridor” ve “Seni Seviyorum” albümleri ile devam eden süreçtir. İrem bu dönemde siyahlar giyinmeye başladı toplum ve sanat ortamında hissettiğini söylediği duyarsızlığa bir sessiz direniş olarak popüler kültürden tamamen çekildi ve 1992-2006 yılları arasında konserlerine ara verdi.

İlhan İrem’in “Işığa ve yeni boyutlara açılan koridor” betimlemesi ile başlattığı fizikî kayboluş süreci, albüm çalışmalarını aralıksız sürdürdüğü, kitap ve yazın çalışmalarını yoğunlaştırdığı dönemdir. Bu dönem sanatçının müziğinin felsefi boyutlara dönüşerek kalabalıklarla buluşma yıllarıdır. Ayrıca bu dönemde İlhan İrem, 4 albümden oluşan çok kapsamlı bir “Best Of” serisi yayınlayarak tüm repertuarını ulaşılabilir hale getirmiştir.

1992 yılında “İlhan-ı Aşk” albümünü yayınladı. 1994 yılında yayınlanan “Koridor” ve “Romans” albümleri ile birlikte aynı yıl dördüncü kitap “Delirium” (denemeler) piyasaya çıktı.

1995 yılında “Sevgililer Günü / The Best Of İlhan İrem 1”, 1997 yılında “Aşk İksiri & Cadı Ağacı / The Best Of İlhan İrem 2”, 1998 yılında “Hayat Öpücüğü / The Best Of İlhan İrem 3” albümü ve “Millenium / Sanalizasyon Fareleri, Yarasalar ve Diğerleri” (Denemeler) adlı beşinci kitap okuyucuya ulaştı.

2000 yılında eski çalışmaları olan “Bezgin”, “Pencere… Köprü… Ve Ötesi…” albümleri, bazı bölümleri yeniden mix edilmiş ve yenilenmiş kayıtlarıyla “Bezginin Gizli Mektupları”, “Uçuk Mavi Pencere”, “Bulutlara Köprü”, “Düşler ve Ötesi” isimleriyle tekrar piyasaya çıktı.

Yeni şarkılardan oluşan “Seni Seviyorum” 2001 yılında yayınlandı. Sanatçı 2003 senesinde “Bir Meleğe Aşık Oldum / The Best Of İlhan İrem 4”, 2004’te “Işık ve Sevgiyle 30 Yıl” albümlerini yayınladı.

Sanat hayatında “Cennet İlahileri” albümü ile başlayan süreci İrem, bir konserinin de adı olan “yürek büyüsü” kavramıyla tanımlar. Yeniden sahnelere döner ve nadir solo konserler verir. Bu dönemde hakkında çeşitli kitaplar yayımlanır, müziği hakkında çeşitli araştırmalar ve paneller yapılır. Ayrıca İlhan İrem’in siyasî yazıları bu dönemde yoğunlaşmıştır.

İlhan İrem’in yeni şarkılardan oluşan “Cennet İlahileri” adlı albümü 2006 yılında yayınlandı. 2007 senesinde “Siyah Kuğunun Şarkısı” isimli altıncı kitabı “Senfonik Şiir” alt başlığıyla yayınlandı. 2008 yılında çocuklar için hazırladığı “Tozpembe / Progressive Çocuk Şarkıları” isimli bir albüm yayınladı.

İlhan İrem, 3 kez Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye finallerine katıldı. “Bir Yıldız” adlı bestesi 1979 Eurovision Türkiye finaline kaldı. Ama yarışamadan askere alındı. Finallerde yarışabilmesi için TSK’dan İlhan İrem’e özel izin verildiği halde, sanatçının bağlı bulunduğu plak şirketi bu süreçte “Bir Yıldız” adlı şarkının yer aldığı “Sevgiliye” albümünü yayınladığından, kurallar gereği diskalifiye oldu. İlhan İrem, 1988’de “Yurtta Barış Dünyada Barış” ve 1990’da “Komedi” adlı besteleriyle iki kez daha Eurovision yarışmasına katıldı.

İlhan İrem sanat yaşamı boyunca 6 kez Altın Plak olmak üzere pek çok ödül aldı. Aralarında Hey ve Ses de olmak üzere çeşitli dergi, gazete ve kurumlar tarafından pek çok kez “yılın erkek sanatçısı” ve “yılın sanatçısı” ödüllerine layık görüldü. Birçok şarkısı ve albümü çeşitli dergi, gazete ve kurumlar tarafından “yılın şarkısı/yılın albümü” seçildi.

1985’te İlhan İrem’in “Işık ve sevgiyle” felsefesini hayatlarına geçiren dinleyicileri tarafından “İrem Bağı” adlı birliktelik kuruldu.

Çağdaş bir ozan olarak kabul edilen İlhan İrem; eserlerine yansıttığı mistik, metafizik, doğaüstü ve tasavvufî çağrışımların bir sonucu olarak, kendine has bir izleyici kitlesine sahip oldu.

Dünya görüşünü laik, demokratik, Kemalist ve anti emperyalist olarak tanımladı.

Müzisyen kişiliği kadar çevre duyarlılığıyla da bilinen İlhan İrem, doğa için 1980’lerde harekete geçmiş Yeşiller Partisi’nin kurucularından olmuştu.

1 Ekim 1991 tarihinde, bir konserinde tanıştığı hayranı Hansu İrem ile İda Dağı’nda evlendi. ODTÜ psikoloji mezunu olan eşi Hansu, İrem’in son dönem eserlerinin pek çoğunun şiirlerini yazdı, aynı zamanda albümlerinin kapak fotoğrafları çekerek, sanat yönetmenliğini yaptı.

İlhan İrem, bir süredir böbrek yetmezliği nedeniyle tedavi görüyordu. 2022 Şubat ayında ağırlaştığı, yoğun bakıma alındığı iddia edilince, sosyal medya hesabından “Tüm zamansızlıkları içinde sevginin… (27 Şubat 2022)” mesajını paylaşmıştı.

İlhan İrem 67 yaşında hayatında kaybetti. Eşi Hansu İrem vefatının ardından eşinin üç vasiyeti olduğunu söyledi: “Tabutunun Türk bayrağına sarılmasını istemişti. Atatürk Kültür Merkezi’nde bir tören yapılmasını istiyordu. Bir diğer vasiyeti de Aşiyan Mezarlığı’nda toprağa verilmekti.”

Plakları

Birleşsin Bütün Eller \ Bazen Neşe Bazen Keder (1973)
Yazık Oldu Yarınlara \ Haydi Sil Gözlerini (1974)
Anlasana \ Ne Güzel Bak Yaşamak (1975)
Bir Varmış Bir Yokmuş (Kuklacı Amca) \ Hasretim Sana (1975)
Ver Elini \ Üzülme Dostum (1975)
Havalar Nasıl \ Gözünü Seveyim (1976)
Sensiz de Yaşanıyor (İşte Hayat) \ Son Selam (1977)
Ayrılık Akşamı (Sazlıklardan Havalanan) \ Sen Bilirsin (1978)
Bir Zamanlar \ Yeni Bir Şarkı (1979)
Er Mektubu Görülmüştür \ Bal Ağızlım (1980)

Albümleri

Sevgiliye (1979)
Bezgin (1981)
Pencere (1983)
Köprü (1985)
Ve Ötesi (1987)
Dünden Yarına (1988)
Uçun Kuşlar Uçun (1989)
İlhan-ı Aşk (1992)
Koridor (1994)
Romans (1994)
Seni Seviyorum (2001)
Cennet İlahileri (2006)
Tozpembe/Progressive Çocuk Şarkıları (2008)

Kitapları

Pencere… Köprü… Ve Ötesi… (Öykü / 1985)
Uzaklarda Biri Var (Denemeler / 1987)
Katastrof (Şiirler / 1990)
Delirium (Denemeler / 1994)
Millenium / Sanalizasyon Fareleri, Yarasalar ve Diğerleri (Denemeler / 1998)
Siyah Kuğunun Şarkısı (Senfonik Şiir /2007)
Güneş Ülkesinin Karanlık İnsanları (Denemeler / 2014)

Düşünceni Paylaş

Your email address will not be published.

Önceki Hikaye

Caz müziğinin efsaneleri İstanbul’da

Sonraki Hikaye

AKM’den kayıt stüdyosu sürprizi

Müzik

‘O Karacaoğlan benim’

Yücel Arzen’le buluştuk Unkapanı’nın soğuk koridorlarında. “Zincirin son halkasıyım” diyen Arzen, “seni yaşlı cadaloz” dediği İstanbul’a