Bu kadar besteyi zihninde tutmayı beceren birinin “müzik benim yaşam biçimim” demesi gerekir ki, Uğur Murathan da zaten öyle söylüyor. Bugüne kadar daha çok besteciliği ile ön planda olmasına karşın, onun asıl isteği yorumculuğunu ön plana çıkarmak. Bir tarza ait olmaktan daha çok, türküleri ve kendi şarkılarını seslendirmek istiyor Uğur Murathan.
8 yaşında başlayan müzik eğitimi, TRT deneyimi, konservatuvar ve en sonunda albüm… Hayat tarzını, düşüncelerini müzikle anlatmaya çalıştığını söylüyor genç sanatçı: “Yaşadığım hayatı, hislerimi müzikle anlatmaya çalışıyorum, sanırım bundan sonra da hep böyle devam edecek.”

- Albüm geç kaldı galiba…
- Albüm yapmak için sesinizin güzel olması, şarkılarınızın güzel olması yetmiyor. Her detayın planlı bir şekilde bir araya gelmiş olması gerekiyor. Biri eksik olduğu zaman başarılı olamıyorsunuz. Biz de hepsini tamam hale getirdik ve öyle albümü çıkarttık. Doğru bir zaman değildi belki ama aldığımız olumlu tepkilerden yola çıkarak doğru bir iş yaptığımıza inanıyorum.
- Aynı zamanda müzik öğretmenliği devam ediyor. Öğrenciler ile aranız nasıl?
- Bizim çocuklar maalesef kendi müziğini bilmiyorlar. Bizim müziğimizi onlara sevdirmeye, tanıtmaya çalıştım. Çocuklar televizyonlarda ne dinler ve ne görürse; öyle bir müzikal birikim oluşturuyorlar kendilerine. Az da olsa ilgilerini çekmeye çalışıyorum.
- Popüler müzikle mesafelisiniz…
- Piyasada yanlış da var, doğru da. Her çeşit mevcut. Güzellerine de tanık olabilirsin, sıradan olanlarına da. Ama sanırım, toplum istediğini seçebilecek seviyede…
- Türküler konusunda “iyi dönem, kötü dönem” tartışmaları yapıldı bir ara… Türkünün iyi ya da kötü dönemi var mıdır?
- Türkünün dönemi olmaz. İddialı bir söz olacak ama, türküler kurşun gibidir. Halk var oldukça, halkın müziği de var olacaktır diye düşünüyorum. Türküler medya tarafından gündeme getirilir veya bir dönem suskun kalır ama kimse merak etmesin, canlılığını her zaman korur. Türkülere bir şey olmaz…
- Türküler değişik seslendirilmeye çalışılıyor, alt yapıları değiştiriliyor. Bu arayışların türkülere zararı var mı?
- Doğal halini daha çok seviyorum ama yapılanlar arasında iyi şeylerde var kötü şeylerde. Tabi dediğim gibi doğallıktan yanayım. Çok katı olmayı gerektirmez bu durum, en kötüsünden insanların seçme hakkı doğuyor böylelikle.
- Albüme gelelim… “Anlatamam”, “Deli Yürek” dizisinin finalinde çaldı. Delikanlı bir albüm mü demeliyiz?
- Olabilir… Hem delikanlı, hem de idealist olarak ortaya çıktık. Müzikal gücümüzle beraber fiziksel gücümüze de güveniyoruz. Yani bu yükü kaldıracak gücümüzün olduğunu söylüyorum. Kendimizde olmayan şeyleri göstermeye çalışmadık en azından.
- Sezen Aksu’nun da dokunuşları olduğu söylendi…
- Evet, “anlatamam” isimli şarkımın sözlerinde çok büyük katkısı oldu. Kendisinden şarkı istemeye gittiğimde, ‘anlatamam’ı dinledi, çok beğendi, sözlerinin büyük bir kısmını değiştirdi, sonra beraber okuduk. Bu anlamda Sezen Aksu’ya çok teşekkür ediyorum. Müzik piyasasının gürültülü ve yoğun olduğu bir dönemde çıktık ve şu ana kadar her şey yolunda gidiyor.
