Seda Dokumacı, hadi şaşırt bizi!

Çarpıcı siyah-beyaz dev portreleri, derin göz detayları izleyende hayranlık uyandırsa da yetmiyordu ona. Onun şaşırtma hevesini ilk resimlerini yaktığı videolarda fark etmiştim. Çılgınca bulmuş, yine de heyecanla izlemiştim. Yani düşüncesi her neyse, işte onu başarmıştı...

César Piette: Teşekkürler İstanbul

Fransız sanatçı César Piette, “Collision” isimli sergisiyle DG Art Project’te sanatseverlerle buluştu. Piette sergi açılışında "Böylesine sıcak bir karşılama için İstanbul'a çok teşekkür ediyorum. İnanılmaz bir enerji" diyerek duygularını paylaştı...

“Kurşunlu Han’da aileden biri oldum”

Heykeltraş Candan Arıcı ile Karaköy'de Perşembe Pazarı'nın ilham veren gürültüsünü, tarihi Kurşunlu Han'ın karşı konulamaz çekimini, nihayetinde de bu renkli dünyanın merkezine konuşlandırdığı atölyesini, üretimlerini konuştuk…

Her söz bir hikaye: Fukaranın Ahı

Fukaranın Ahı, okuru dilin belleğine mizahi bir yolculuğa çıkarıyor. Yıllar boyunca biriktirdiği atasözlerini özgün yorumlarla harmanlayan Başar Başarır, derlemesinde kimi zaman güldürüyor, kimi zaman düşündürüyor; bazen de yerleşik kalıpları sorgulatıyor…

Serhat Kaya’dan edebi bir panorama: Bekleme Odası

Zülfü Livaneli; “kendilerini zevkle okutmanın yanı sıra yerellikten çok genel insan davranışlarının izini sürerek edebi bir panorama yaratıyor” diyerek tanımladı Serhat Kaya romanlarını. Kaya ile son romanı "Bekleme Odası"nı konuştuk...

Notalar eşliğinde yazıya yolculuk

İnci Aral, Gündüz Vassaf, Osman Balcıgil, Doğan Hızlan, Defne Suman, Mehmet Eroğlu, Sezgin Kaymaz, Ethem Baran, Atilla Atalay, Başar Başarır ve Müge İplikçi’ye “yazarken müzik dinler misiniz?” diye sordum. İşte, yazı-müzik ilişkisine dair yeni notlar...

/

Melike Kuş’un iplerle ördüğü büyülü dünya

Melike Kuş, üretimlerini Dublin'de sürdüren bir sanatçı. İmgesi kadın, malzemesi ise ipler. Bugünlerde, Royal Hibernian Akademy’nin yıllık sergisine seçilmenin heyecanını yaşıyor. Onunla; iplerle kurduğu büyülü dünyayı, İstanbul sergisini ve de sınır tanımayan macerasını konuştuk...

Bulgur Palas hayaliydi, kabusu oldu

Bolulu Habip Bey kimdir? İstanbul'un hakim tepesine dev bir şato yaptıracak kadar nasıl yükseldi? Bulgur Kralı lakabını ona kim verdi? İtalyan mimar Guilip Mongeri, başka hangi eserleri kazandırdı? İşte, Bulgur Palas hakkında tüm merak edilenler…

Kütüphaneli Ormanın Hikayesi

Yaşar Kemal romanlarındaki kayıp mavi kuş buralarda bir yerde olmalı! Huş ağaçları, akasya, hatmi çiçekleri ve diğerleri… Ve hepsinin ortasında, kış güneşinde parlayan İstanbul Kitaplığı…

/

Cansu Sönmez ile mutluluk vadeden Enginar Adası’nda

Cansu Sönmez, bir Bayrampaşalı. Başlarda, o da yaşadığı yeri sevemeyenlerden. Ama bugün, onun doğup büyüdüğü semtle barışını, bu barıştan doğan fikirleri ve sergisini konuşacağız. O yüzden yüzümü hemen Cynara’ya; mutluluk vadeden Enginar Adası’na dönüyorum…

Her satırında zarif bir derinlik: Bilge Karasu

Kütüphanemde, zihnimde, yazıya/öyküye sevgimde özel bir yeri olan Bilge Karasu anılıyor Aynalı Geçit’te. Konuşmaları kaçırdım ama sergiyi gezme imkanım oldu. Günlükleri, daktilodan çıkmış metinleri, mektupları…

Bir şans daha var mı?

Milli Reasürans, yeni sezon sergilerine bir sorgulamayla başladı: Bir şans daha var mı? Küratör Melike Bayık, sergide ‘kültür, gelenek ve aidiyet arasındaki varoluşun güvencesiz, kimliksiz, kimsesiz bırakılan yapılara atfedilen değerleri hicivli biçimde irdelenmeye’ açıyor...

/

Karayel’in izinde özgürlüğe giden yol

Gazeteci Yazar Ömür Kurt “100. yıl armağanım” diyerek tanıştırdı son kitabını. Milli Mücadele'ye katılan hayvanların hikâyesi, tarihi gerçeklere dayanarak ilk kez yazılıyordu. Tam 5 yıl emek vermişti bu kitaba. Üzerine konuşulacak çok şey olmalı...

/

Uyumsuz rastlaşma veya Burçe Karaca…

Bazen hayat zamansız bırakır sizi... Burçe Karaca ile Ankara’da; Seymenler Parkı’nda keyifli bir yürüyüş sonrası, çay ve tost eşliğinde sohbet etmekti planımız ama olmadı! Kısmet, güneşli ve de kahveli bir Kadıköy gününeymiş…

Bir adanın hüznü, bir okula sığar mı?

Melike Çapan Gökçeada'ya ilk kez 2018 yılında gidiyor. Dereköy'ü gördüğü andan itibaren de hikayesini merak ediyor. İnsanlarla konuşuyor. Doküman topluyor habire. Araştırması onu 1964 yılında yaşananlara, Rumlar'ın göç hikayesine götürüyor…

Cendere’de ‘Akışın Tanığı’ bir güzel

18. yüzyılda başlayan sanayileşmeydi onu da İstanbul’a kazandıran. 1902’de inşa edilmiş, yıllarca geniş su hazneleriyle şehrin su dağıtım ihtiyacını sağlamış, ardından da diğerleri gibi işlevini yitirince kaderine terkedilmişti…

Dağların delisi Muzaffer Demirhan

21 yıl aralıksız Türkiye Şampiyonu olmuş ve 119 kez milli olarak Türk spor tarihinde ulaşılması güç bir rekora imza atmıştı… 21 yıl boyunca milli formayı sırtından çıkarmamış; 4 olimpiyatta ay yıldızlı forma ile piste çıkmıştı...

/

Hangi cephedeki biziz?

Bir dönemin, işgalin, gelip geçiciliğin belgesi belki de “Tanıdık Cepheler”... Gökçen Ataman Tanyer ve Setenay Alpsoy; peyzaja dönüşen kent kesitleri ile yeniden bir tanışmaya/tartışmaya sürüklüyor izleyiciyi… İster istemez soruyor insan: Ben hangisindeyim? Hangi cephedeki biziz?

/

Rugül Serbest ya da ‘bir başkası’…

O kendi ormanına, kendi penceresinden sessizce bakarken, ben de ona eşlik edip olan biteni anlamaya çalıştım… Düşsel bir ormanın içinde gezinmek keyifli olmasına keyifliydi ama yetmedi! İşte tam burada devreye sorular girdi…

Kuzenlere yolculuk

Uçsuz bucaksız Asya bozkırında dikey yolculuk, batıdan doğuya uzanan ‘yol’ hikayesine benziyor. Güneye indikçe, kentler ve görüntü soluklaşıyor… Doğa ve kültürel doku ayakta belki ama ‘yoksulluk’ her kilometrede biraz daha belirginleşiyor...

/

Bayramoğlu: “O gözleri unutamadım”

Deniz Bayramoğlu, sohbet ederken notlar aldırtan bir entelektüel. Tanışıklığımızın; yaşadığımız yüzyılın en durağan dönemine denk düşmesi; keyifli bir kazanım oldu doğrusu. Bu renkli dostu daha da yakından tanımak istedim. Bir sabah sözleşip Galata’da buluştuk...

İstanbullu şair Chenier’in izinde

Parguet’e göre Fransız devriminin romantik şairi Chenier, Galata’da, Saint Pierre Han’da dünyaya gelmişti. Oysa doğduğu yıl 1762. Yani henüz han inşa edilmemiş. Peki, nasıl oluyordu da şair bu hanla anılır olmuştu?

“Büyüleyici, ilham veren bir dönem yaşadık”

Issızlaşan kent hayatını fırsat bilen çağdaş sanatçılar, yaşayan efsane Haliç Tersanesi’ne girerek ustalar ile buluştu. Mekanın büyüsü onları da etkisi altına almış olmalı ki, ortaya harika eserler çıktı. Yaşanan deneyimi heykeltraş Kemal Tufan ile konuştum...